SevantheModa, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Gayrimenkul

Video Ekranı Yerine Kireç Sıvası: Willo Perron'un Roc Nation Kararı

Beyoncé'nin turnesini, Rihanna'nın Super Bowl sahnesini tasarlayan adam; bir müzik imparatorluğunun karargâhına video ekranı yerine kireç sıvası sürdü. O kararın peşinden gidin — geri kalan her şey oradan açılıyor.

· Gayrimenkul & Mimari Editörü · · 5 dk okuma
Kireç sıvalı bir duvarın yakın çekimi: pürüzlü, mat dokusu ışığı yumuşakça kıran yüzey.

2021 yılı, sonbaharın ilk haftasında Jay-Z'nin Los Angeles karargâhı basına açıldı. Architectural Digest fotoğrafları yayımlandığında, mekânı tanıyan herkes aynı şeyi söyledi: "Müzik yoktu." Ekran yoktu. Gümüş çerçeveli dev televizyonlar, LED şeritleri, Grammy kupalarını sergileyen kutu raflar — bunların hiçbiri yoktu. Bunun yerine: pebbly dokusuyla kireç sıvası kaplı duvarlar, masif bir mermer tezgâh, Charlotte Perriand'ın bir masası. Willo Perron bu mekânı tasarlamıştı. Ve Perron'un bir müzik holdinginin ofisine girerek ilk yaptığı şey, müziği çıkarmak olmuştu.

Wallpaper*, 2026 Tasarım Ödülleri'nde Perron'u yılın tasarımcısı seçtiğinde, kararın gerekçesi beklediğiniz cümleyle başlamıyordu. Övgü, turne setlerine ya da süperbowl sahnelerine değil, sofaya, yatağa, modüler bir fibreglass masaya yönelikti. Perron, Montreal doğumlu, Los Angeles merkezli bir tasarımcı olarak yirmi yılını iki ayrı kanalda harcadı: bir yanda dev sahneler ve kültürün en gürültülü anları, öte yanda mekânın en kısık sesi. Roc Nation karargâhı bu iki kanalın aynı anda göründüğü nadir örneklerden biridir.

Perron'un verdiği kararı anlamak için önce beklentiyi anlamak gerekiyor. Jay-Z, dünyada en fazla tanınan müzik isimlerinden biri. Los Angeles'taki karargâh, on yıla yakın iş birliğinin somutlaşmış hali. Böyle bir mekânda — üstelik projeye bütçe koymanın yanı sıra tek kısıtın "kaç masa ve ofis" meselesi olduğu bir siparişte — sıradan bir tasarımcı güce yaslanır. Perron tam tersini seçti. "Video ekranların çaldığı, müziğin yüksek sesle aktığı bir yer istemiyorduk" dedi Architectural Digest'e. "Fikir üretebileceğiniz, gerçekten düşünebildiğiniz bir zemin bulmak istedik."

Kireç sıvası bu kararın beden dili oldu. Duvarlar için değil, duvarların duyusal niteliği için seçildi. Pebbly, hafifçe pürüzlü yüzey, ışığı yutuyor ama istifçi de değil — yansıtıyor, ama düz bir yüzeyin yansıtacağı keskinlikte değil. Küçük protrüzyonlar gün boyunca farklı gölgeler bırakıyor; sabah yumuşak, öğle berrak, akşam derinlikli. Montreal modernizminin Perron'a kazıdığı şeydir bu: sade olan, kendini belli etmeyen ama bulunduğunuz odanın sıcaklığını belirleyen katman. Kireç sıvası Batı kıyısının güneşiyle birleşince Japon kumhasırının altında oturma hissi veriyor — bu bir bezeme değil, bir iklim kararı. Ve bu karar, bütçenin en küçük kalemi olmakla birlikte mekânın en büyük kararı.

Masif mermer tezgâh ise karşı ağırlıktır. Perron mekânda ağırlık ister; ağırlık, gürültünün tam karşıtıdır. Mermer, görsel olarak baskın olmaksızın mekânın çekim merkezini sabitledi. Etrafında toplantı yapılıyor, yemek yeniyor, dinleniliyor. Fonksiyon belirsiz, niyet net: burası bir show değil, bir zemin. Perron'un Charlotte Perriand masasını, Marcel Breuer lambasını, Oscar Niemeyer koltuklarını Jay'in özel ofisine yerleştirmesi de aynı mantıkla okunur — bunlar güç sembolü değil, bir koleksiyonerin sohbet seçimlerinden çok bir mimarın oran kararları.

Bu seçimin arka planında Perron'un kendi tarihiyle bir hesaplaşma var. Beyoncé'nin Cowboy Carter turnesinin sahne tasarımını yapan, Rihanna'nın 2023 Super Bowl'daki yüzen platformunu düşünen, St. Vincent'ın Masseduction albümü için 2017'de Grammy alan adam, aynı adam. Perron spektakl kurgular — ve mükemmel yapar. Ama mekâna gelince tersi konuşuyor: "Kültürün en öne geçmeye çalıştığı yerlerde çalışıyorum" dedi bir söyleşide. "Ama ev başka bir yer. Ev, sahneden döndüğünüzde girdiğiniz yerdir."

Bu ayrım, Perron'un son yıllarda yöneldiği mobilya çalışmalarının tam merkezinde duruyor. 2022'de ilk koleksiyonunu piyasaya sürdü; özel projeler dışında tasarımcının adını taşıyan ilk üretim serisi buydu. Knoll iş birliğiyle 2024'te Pillo kanepeyi çıkardı — isverenin bakışından devasa yastık yığını gibi görünen, ama mühendislik açısından katmanlı bir destek yapısına oturan bir form. 2025'te Bun koltuğu geldi: şişkin, neredeyse çocuksu bir kütlenin ince krom bir zemine oturtulması. Temmuz 2026'da ise Knoll'un yirmi yılda ilk yatağı olan Pillo Bed tanıtıldı. Perron imzalı bu yatak, Knoll'un bir manifesto gibi sunduğu parça oldu.

Paralel bir kanalda, İsveçli marka No-Ga ile 2025 ilkbaharında fibreglass modüler masalar çıkardı. Altı farklı form, iki ayna, şeker kabuğu gibi parlak kaplama — oksit kırmızısından mint yeşiline paleti. Perron bunu bir lüks koleksiyonu olarak değil, bir ölçek sistemi olarak tanımlıyor: küçük daireden büyük eve geçişte büyüyebilecek, yaşamla birlikte şekil değiştirebilecek bir mobilya ailesi. "Bir şeyin doğru hissettirmesiyle başla ve hayatınla birlikte evrilmesine izin ver" diyor. Bu, Roc Nation kireç sıvasının tersten söylenmiş hali.

Perron'u takip edenler için bu birleşim şaşırtıcı değil. Tasarımcının bütün kararlarında form değil oran var; renk değil ağırlık. Roc Nation'da kireç sıvasıyla duyusal iklim kurdu. Knoll kanepesiyle "destek"i yeniden tarif etti — yüzey değil kucaklama. No-Ga masasıyla ölçeği bir erdem yaptı. Bunları birbirine bağlayan iplik: mekânın ya da nesnenin neyi yapmaması gerektiğine dair berrak bir görüş. Sahne tasarımında kalabalığı düzenliyorsunuz; iç mekânda boşluğu düzenliyorsunuz. Perron iki yönde de aynı soruyu soruyor: bu öğe burada olmalı mı? Cevap "hayır" olduğunda, en güçlü tasarımcı adımını atmış demektir. Çıkarmak da tasarımın kendisi.

Wallpaper* bu tablo karşısında yılın tasarımcısını sahneler için değil, oda için seçti. Perron'un adı onlarca yıl turne setlerinin alt yazısında geçti; şimdi bir koltuk bacağında, bir duvar dokusunda, bir mobilya koleksiyonunun adında geçiyor. Derginin kendi ifadesiyle, Perron'un çalışmaları "ölçek, formun basitliği ve mekânın nasıl kullanıldığı" üzerine kuruludur. Bu cümle Roc Nation'ı tanımlamak için de kullanılabilir; Knoll Pillo kanepesini tanımlamak için de. Bu bir dönüşüm değil, uzun süredir var olan ama görülmeyen bir katmanın nihayet yüzeye çıkması.

Benim için Perron vakasında asıl ilgi çekici olan, kararın hangi ortamda alındığı. Bir müzik holdinginin karargâhında kireç sıvası seçmek teknik bir tercih değil, taraf tutmaktır. Müvekkil sizi bütçeli kıldığında, sizi güçlendirdiğinde — tam o anda sesini kısmayı seçmek, çok az tasarımcının verdiği karardır. Perron bunu Jay-Z'ye karşı yaptı. Ve Jay-Z kabul etti. Bu, iyi bir müşteri-tasarımcı ilişkisinin ötesinde, mekânın ne olduğuna dair ortak bir anlaşma.

Showroom evlerine alerjim var: her objenin bir marka etiketi taşıdığı, hiçbir fincan lekesine yer olmayan steril düzenlemeler. Perron'un yaptığı bunun tam karşısında duruyor — ama bir manifesto edasıyla değil, malzeme seçimleriyle. Kireç sıvasının pürüzü, mermer tezgâhın ağırlığı, fibreglass masanın şeker kabuğu parlaklığı: bunların hiçbiri bir teze hizmet etmiyor. Hepsi ayrı ayrı doğru hissettirdiği için orada.

Roc Nation karargâhının fotoğraflarına bir daha bakın. Kireç sıvasının o tuhaf, mat loşluğu içinde bir odanın nasıl soluklandığını görürsünüz. Perron bir müzik imparatorluğuna gürültüsüzlük kazıdı. Wallpaper* bunu yirmi yıl sonra fark etti. Oda zaten biliyordu.

  • iç mimari
  • tasarım
  • malzeme
  • portre