SevantheModa, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Moda

Blazy'nin Chanel'i: Tırtıldan Kelebeğe

Matthieu Blazy'nin Couture SS26 debutu, Gabrielle Chanel'in bir cümlesini tüm koleksiyona yaydı: sürünen elbiseler ve uçan elbiseler.

· Moda Direktörü · · 2 dk okuma
Paris haute couture atölyesinde nakış çerçeveleri ve yarı tamamlanmış bir gece elbisesi; Chanel'in Maisons d'art mirasının sessiz sahne arkası.

Matthieu Blazy'nin Chanel'de couture sunacağını duyduğumda aklıma iki şey geldi: Birincisi, bu görevi kabul edebilecek çok az kişi vardır. İkincisi, Blazy tam olarak bu kişidir. Bottega Veneta'da zanaat felsefesini yeniden kuran, her koleksiyonda "neden bu dikiş?" sorusunu soran biri — Chanel Couture atelyeleriyle buluşunca ortaya çıkacak şey öngörülemezdi, ama heyecan verici olacaktı.

Grand Palais'de ışıklı vinçlerin altında, Blazy bir koleksiyonu değil bir düşünceyi sahneledi. Gabrielle Chanel'in bir cümlesi vardır — nadiren alıntılanır: Modanın hem sürünen hem de uçan elbiseler içermesi gerektiğini söyler. Blazy bu cümleyi teori olarak değil, koleksiyonun iskeleti olarak aldı. İlk bakışta basit bir çerçeve. Ama içinde oturduğunuzda, bu ikilik — tırtıl ile kelebek, caterpillar ile papillon de nuit — sadece gündüz/gece ayrımından çok daha fazlasını taşıyor.

Tırtıl Tarafı: Chanel Takımının Yeniden Sorusu

Koleksiyonun ilk yarısı yer çekimiyle barışıktı. Kabartmalı örgüler, bouclé tweed iş gömlekleri, kısa bluz ceketler — bunların hepsi tanıdık Chanel dili, ama Blazy'nin elinde farklı bir soru taşıyor. "Chanel takımı" artık bir kostüm değil bir ihtimal: Bu kadın sabah ne giyeceğini değil, nasıl hareket edeceğini düşünüyor. Blazy'nin kesimleri buna yanıt veriyor — omuz hattı tam, kol boşluğu geniş, bel serbest. Görünmez konforu zanaat haline getirmek, en zor iştir.

Buradaki devrimci jest şu: Blazy, ikonik Chanel kalıplarına el atmadan onları ileriye taşıdı. Değiştirmedi, sordu. Koleksiyonun bu yarısını izlerken kendinize şunu sormanız kaçınılmaz: Bu parçayı neden giymek isterim? Cevap, her zamanki gibi "Chanel olduğu için" değil. "Çünkü harika düşünülmüş" olduğu için.

Kelebek Tarafı: le19M'in On Yılı

Koleksiyonun ikinci yarısında tablo değişti. İridyan kumaşlar, boncuklu örgü takımlar, akışkan gece elbiseleri — Blazy'nin "papillon de nuit" dediği dünya. Burada Chanel'in gerçek hazinesi sahnelendi: Lesage nakışhanesi, Massaro ayakkabı atölyesi, Goossens mücevherciliği, Lemarié tüy işçiliği, Atelier Montex işleme, Maison Michel şapkacılık. Altı maison, tek bir koleksiyonun içinde, her biri kendi sesini kaybetmeden.

le19M, Chanel'in 2021'de Paris'te açtığı yaratıcı hub; on bir zanaat atölyesini çatısı altında barındırıyor. Blazy bu alanı Bottega'dan beri biliyordu — zanaat mirasına saygının soyut bir değer değil, somut bir pratik olduğunu. Couture koleksiyonunda her parçanın arka planında onlarca el emeği var; bu ellerin sesini duyurmak, haute couture'ün asıl işi. Bir nakış Lesage'da aylarca gelişiyor; Blazy bunu sahneye taşıdığında, kelebek metaforu klişe olmaktan çıkıyor — dönüşümün fiili kanıtı oluyor.

116 yılın dördüncü direktörü olmak, beraberinde muazzam bir ağırlık taşıyor. Blazy bunu bildiğini gösterdi: Ne geçmişi sildi, ne de ona papağan gibi bağlı kaldı. Tırtıl ve kelebek — sürünen ve uçan — aynı bedende, aynı koleksiyonda bir arada durdu. Gabrielle Chanel'in o eski cümlesi nihayet kıyafet oldu.

  • chanel
  • haute-couture
  • matthieu-blazy
  • ss26