SevantheModa, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Seyahat

Sinemadan Restorana: San Sebastián'ın 1914 Binası ve Aduriz'in Yeni Hesabı

Hilton Curio Collection'ın bayrağı altında açılan Palacio Bellas Artes, Bask şehrinin sinema hafızasını otel lobisine taşırken Andoni Luis Aduriz yüzyıl öncesinin mutfağını yeniden kuruyor.

· Seyahat Editörü · · 2 dk okuma
San Sebastián'daki Palacio Bellas Artes'in 1914'ten kalma Beaux Arts iç mimarisi, kubbeye bakan alçak açılı salon

Donostia'da bir binanın ne olduğunu anlamak için ne olduğuna değil, ne gördüğüne bakmanız gerekir. Palacio Bellas Artes, 1914'ten beri aynı köşede duruyordu — önce sinema, sonra sahne, sonra uzun bir suskunluk. Temmuz 2026'da 81 odalı bir otele dönüştü. Hilton Curio Collection markası altında, evet; ama bunu bir pazarlama kanalı olarak değil, mimarın seçtiği bir çerçeve olarak okumak daha doğru.

Restorasyonu yöneten mimar Ignacio Quemada, yapının Beaux Arts kılığını —kubbeyi, cephe süslemelerini, köşe detaylarını— olduğu gibi bıraktı. İspanyol iç mekân tasarımcısı Isabel López Vilalta ise içeriyi 1920'lerin salon estetiğiyle bugün arasında bir yerde tuttu: derin tonlar, kadife, kamera objektifinden alınmış dairesel motifler. Bina hâlâ bir sinemayı hatırlatıyor; ışığı filtreleyen perdeleri, lobideki oturma düzeniyle sanki sizi bir sonraki gösteriye hazırlıyor.

Aduriz'in Sorusu

Otelin içindeki Lotu restoranı bu hikâyenin en merak uyandıran katmanı. Andoni Luis Aduriz — Mugaritz'in iki Michelin yıldızlı şefi, on yıldır geleceğin mutfağının en ısrarcı savunucularından biri — burada tam tersi yönde yürüyor: geçmişe. Lotu'nun menüsü, 20. yüzyılın ilk yarısında Avrupa salonlarında hazırlanan klasikleri yeniden yorumluyor. Pâté en croûte, sole meunière, La Tour d'Argent usulü dana Wellington, txangurro donostiarra. Yemek adlarını okuyunca neden bu şefin bu mutfağı seçtiğini anlamak kolaylaşıyor: Lotu Baskçada bağlamak demek, ve Aduriz bir yüzyılı şehrin en eski eğlence mekânıyla bağlıyor.

Şef mutfağının bu denli retro bir çizgiye çekilmesi başka şehirlerde marketing hamlesi sayılabilirdi. San Sebastián'da okuma farklı: burada yeni açılan her restoranın konumu, Txoko geleneğinin gölgesinde değerlendiriliyor. Kapalı mutfakların, yemek derneklerinin, kuşaktan kuşağa geçen tariflerin şehri. Aduriz'in eski mutfak jestini bu zemin üzerinde yapması, onu basit bir nostalji operasyonundan çıkarıyor.

Bina, Şehir, Rota

Otelin konumu net: Parte Vieja'ya, plaj şeridine, La Concha Körfezi'ne yürüme mesafesi. Bu, şehrin en kalabalık üçgeninin tam ortasında olmak demek. Temmuz ortasında Donostia zaten kendi haline bırakılmaya müsait bir şehir değil; Semana Grande öncesi bile sokaklarda ciddi bir birikim var. 81 oda, bu bağlamda küçük sayılmaz — ama bina ölçeğine kıyasla orantılı.

San Sebastián'ın gastronomi turizmini ben sevinçle izlemiyorum, bunu açık söyleyeyim. Şehrin her sokağı artık pintxos bar ranking listelerinin üzerinde şekilleniyor; Mugaritz'e rezervasyon yaptırmak için üç aylık bekleyiş listesi, La Roca Village'dan fark nedir ki? Ama Palacio Bellas Artes'in bir şey yaptığını kabul etmek gerekiyor: turist ekonomisinin içinde kalarak şehrin kendi belleğine dair bir şey söylüyor. Sinema tarihini otel lobisine taşımak, o binaya reklam filmi çekmekten farklı.

Aduriz'in yeni mutfağı geleceği değil, bir yüzyılı geri çağırıyor. San Sebastián için bu, bir kayıp değil; merak.

Selin Devrim

Ne Zaman Gidilmeli

Benim tercihim Ekim. Semana Grande bitti, pintxos barlarındaki sıralar çekildi, sahilde hâlâ güneş var ama Concha boyunca insansız bir sabah yürüyüşü mümkün. Lotu'ya Temmuz ortasında masa bulmak zaten başka bir yönetim meselesi — Ekim'de Aduriz'in menüsü daha sakin bir odayla oturur. Bir şehri, şehrin kendi sezonunda değil, kendine döndüğü anda ziyaret etmek; bu eski bir fikir, ama Donostia için özellikle geçerli.

  • san-sebastian
  • gastronomi
  • mimari
  • bask-mutfagi
  • otel-acilis