SevantheModa, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Yat & Denizcilik

Altın Küre, Sextant ve Bir Avuç Yelkenci

6 Eylül 2026'da Les Sables-d'Olonne'dan hareket edecek bir avuç yelkenci, GPS'siz ve yardımsız olarak dünyayı dolaşacak. Teknolojinin dayattığı her şeyi reddeden bu yarış, neden giderek daha fazla ilgi çekiyor?

· Yat & Denizcilik Editörü · · 2 dk okuma
Açık denizde yalnız bir yelkenlinin arka güvertesinden çekilmiş fotoğraf; yatçı sextantını gökyüzüne doğru tutuyor, yıldızlı gece

Eylül 2026'da Les Sables-d'Olonne'dan kalkacak olan yelkenciler, telefonlarını sahilde bırakarak denize açılacak. Sekstant kullanmayı bilmeyenler başlamadan elenmiş olacak. GPS yok, chart plotter yok, modern rota hesaplama yazılımı yok. Sadece sekstant, deniz takvimi, kronometre ve yıldızlar. Bu, Golden Globe Race'in kuralı — ve bu kuralın kendisi, günümüzde bir çeşit manifesto gibi okunuyor.

1968'den ilham alan bir ret

Golden Globe Race, Robin Knox-Johnston'ın 1968-69'da yaptığı tarihi solo dünya turunu anma yarışı olarak 2018'de yeniden başlatıldı. Kurallar o dönemin koşullarını yansıtıyor: tekneler 1988 öncesi tasarım ve üretim, boyutları yaklaşık 9,75 ile 10,97 metre arasında sınırlı. 2026 baskısının filosunda Rustler 36, Biscay 36, Saltram Saga 36 gibi klasik tasarımlar yer alıyor. Bunlar performans yelkenlisi değil; bakımlı, eski, güvenilir 'şubat fırtınasında ne yapacağını bilen' tekneler.

2026 baskısında, büyük tartışmaya rağmen hayatta kalan bir kural da 7/24 tek yönlü canlı takip sistemi. Yarış organizasyonu, izleyicilerin yelkencileri gerçek zamanlı izleyebildiği ama yelkencilerin kendisinin hiçbir veri alamadığı bir pencere açtı. Teknoloji dışarıda tutulurken, teknoloji üzerinden izleniyorsunuz. Bu paradoks, modern izci kalabalığına biraz Moitessier'vari hissettiriyor: seyircilerden kaçarken seyircilere malzeme oluyorsunuz.

Sekstant ve stres

Katılımcılardan Andrew Ritchie, Yachting Monthly'ye verdiği röportajda 'gök cisimleriyle navigasyonu biliyorum ama hesaplarımı her zaman GPS ile kontrol ettim — GPS olmadan bu gerçek bir sınav olacak ve stresli' dedi. Ritchie'nin bu dürüstlüğü ilginç: sekstantla konum almayı öğrenebilirsiniz ama sekstantın yanılabileceğini bilerek o konuma güvenmek, farklı bir yetkinliktir. Güney Okyanusu'ndaki dalgalar arasında sabah yıldızını gözlemlemek, sakin denizde yapılan uygulamadan bambaşka bir şeydir.

Benim gözümde Golden Globe Race'in değeri, kazananın kim olacağında değil, bu yarışın var olmaya devam etmesindedir. Her dört yılda bir bir grup yelkenci GPS'ini kapatıp 30.000 deniz milini yıldızlarla seyrediyor. Bu, denizciliğin unutulmaması için ödenen küçük ama önemli bir bedel. Sektör her yıl daha fazla otonom sistem, daha akıllı tekne, daha az insan müdahalesi yönünde ilerliyorken, Golden Globe Race tam tersi yönde yürüyor — ve merak uyandırıcı olan, bunu yapan insan sayısının artıyor olmasıdır.

Katılımcıların bir kısmı yarışı tamamlayamayacak. Bazıları geri dönmek zorunda kalacak, bazıları teknik arıza yaşayacak, belki biri kurtarma operasyonuna muhtaç kalacak. Bu da bu yarışın parçası. Zafer ve başarısızlık, aynı sekstant seyahatinin iki ucunda duruyor.

  • golden-globe-race
  • solo-seyir
  • navigasyon
  • yarış