Yat & Denizcilik
GTX90: Pershing'in 35 Knot'u ve Platformun Sorusu
Ferretti Grubu, Vallicelli Design ile geliştirdiği 28 metrelik GTX90'ı Fano'dan suya indirdi. İki waterjet, 35 knot, flybridge — ve bu sınıfın her defasında sormaktan kaçındığı soru.

Temmuz başında Fano limanında suya inen bir tekne, üç yıldır büyüyen bir dizinin dördüncü halkasını tamamladı. Pershing GTX90; GTX116'nın 2023'teki çıkışından bu yana tersanelerin 'Sport Utility Yacht' diye adlandırdığı kategorinin en yeni örneği. Ama bu etiket beni her seferinde biraz rahatsız ediyor — çünkü 'utility' kelimesi, denizcilikte sizi bir yerden bir yere götürecek aracı değil, her şeyi birden yapmaya çalışan ama hiçbirinde ustalaşamayan tekneyi işaret edebilir.
GTX90'ın teknik biyografisi şöyle: 27,97 metre, 6,89 metre genişlik, iki MAN V12X motor toplamda 4.400 beygir, iki Castoldi TurboDrive 600 HCT waterjet. Bu kombinasyon maksimum 35 knot, seyir hızı 30 knot vaat ediyor. CE Sınıf A sertifikası var — teorik olarak okyanus geçişine hazır bir tekne. Dört kabin, sekiz misafir; mürettebat için ayrı iki kabin. Tasarımı Vallicelli Design imzalıyor; bu, GTX serisinin önceki üyelerinin aksine Ferretti bünyesindeki yabancı bir stüdyoyla ilk çalışma.
Waterjet'in Cazibesi ve Bedeli
GTX90'ı diğer 28 metreliklerden ayıran şey pervane değil waterjet tercihidir. Castoldi sistemleri tekneyi sığ sularda farklı kılar: 1,20 metreye yakın su çekimi, bir teknenin kıyıya bu denli yaklaşabileceği ender biçimlerden biri. Ama bu konfor enerji verimliliği açısından pahalıya gelir — waterjet sistemleri düşük hızlarda pervaneye göre daha fazla yakıt tüketir. Yani GTX90 ya hızlı gidecek ya da yakıtı çabuk bitecek. Orta hızda mesafe peşindeyseniz bu tekne doğru araç değil.
Vallicelli Design bu çerçevede mantıklı bir siluet çizmiş. Spor köprüsü — GTX116, GTX80 ve GTX70'in hiçbirinde bulunmayan bir unsur — teknenin kıç profiliyle tutarlı biçimde oturuyor. 33 metrekarelik üst güverte, dört ayrı fonksiyonu aynı alanda barındırmaya çalışıyor: yemek, güneşlenme, kontrol istasyonu, seyir yönetimi. Bu bir zenginlik mi, yoksa bir uzlaşı mı — bunu ancak gemide saatler geçirerek anlayabilirsiniz. Ben dışarıdan bakıyorum.
35 knot bir cevap değil, bir sorudur. O hızda nereye gidiyorsunuz ve oraya bu kadar çabuk varmak ne kazandırıyor?
Kıç Güverte: Asıl Mesele Burada
GTX90'ın tasarım argümanının büyük bölümü kıçta toplanmış. Platformlar alçaldığında kıç güverte 37 metrekareye ulaşıyor; deniz seviyesiyle bu mesafeyi bu denli kolay kapatabilen az sayıda 28 metrelik var. İsteğe bağlı Seakeeper NG18 çift jiroskopik stabilizatör, bu platformda demirde kaliteyi yukarı çekiyor. Üreticinin söylediği bu. Ben ise şunu soruyorum: kıç güverte genişledikçe, denizin orada bitip teknelerin başladığı o belirsiz nokta giderek daha sert çiziliyor. Büyük platformlar konfor sağlar, ama aynı zamanda insanı denizden uzaklaştırır — denizi bir manzaraya, bir arka fona dönüştürür.
Bu itirazı her motorlu tekne yazısında yapıyorum ve haklı olup olmadığımı bilmiyorum. Belki 35 knot'ta Akdeniz'i kesen birinin benden farklı bir deniz ilişkisi var — ve bu ilişki daha az değerli değildir. Ama yine de sormadan geçemiyorum.
GTX90 Eylül başında Cannes Yachting Festival'de Vieux Port'ta görücüye çıkacak. Pershing'in bu dizisi — GTX116, GTX80, GTX70 ve şimdi GTX90 — Ferretti'nin segment yerleştirme stratejisinin tutarlı bir parçası. Vallicelli bu seride yeni bir ses, ama sesin tonunu Ferretti'nin mühendislik departmanı belirliyor. Bu dinamiği teknenin yüzünde okumak mümkün: siluet cesur, ama kararlar hesaplı.
Cannes'da bir broşürden değil, teknenin gerçek seyir davranışından konuşacağız. Şimdilik sayılar bilgi veriyor: 4.400 beygir, 35 knot, iki waterjet, 37 metrekare platform. Bu sayıları bir arada tutabilecek müşteri profili bellidir. Onların denizi bu tekneyle nasıl tanımladığını anlamak, benim cevaplamaya çalıştığım asıl soru.