SevantheModa, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Yat & Denizcilik

Elvi: Frers'in Çizgisi Suya Değdiğinde

Nautor Swan'ın yeni Swan 80 serisi, Haziran sonunda Pietarsaari'de suya indi. 25,99 metrelik ilk tekne Elvi, Germán Frers'in naval mimarisini Finlandiya'nın kuzey ışığıyla buluşturdu. Can Reşit o törende yerindeydi.

· Yat & Denizcilik Editörü · · 4 dk okuma
Finlandiya'da bir tersane rıhtımında sabah ışığında demirli mavi yelkenli tekne

Pietarsaari'nin Haziran sonu ışığı hem sert hem şeffaftır; başka hiçbir yerde gökyüzü o kadar yüksek durmaz. Nautor Swan'ın tersanesinde o sabah neredeyse kimse yoktu — sadece birkaç mühendis, bir kaldırma vinci ve suyun yüzeyindeki o keskin beklenti. Elvi, hull 301, Swan 80 serisinin ilk teknesi, kızaktan sessizce kaydı ve Botnia Körfezi'nin soğuk suyuna değdiğinde çıkan ses düşündüğümden çok daha küçüktü. Büyük şeylerin suya girişi çoğu zaman böyledir: ses değil, yer değiştirme.

Orada durmanın kendine özgü bir ağırlığı vardı. Teknenin parlak mavisi — sipariş sahibinin seçtiği, Finlandiya sabahının soluk semasında neredeyse isyan eden o doygun mavi — suyun gri yüzeyi üzerinde birkaç saniye için tek renkli şey oldu. Sonra kaldırma halatları gevşedi, tekne kendi ağırlığını su üzerine dağıttı ve her şey yerli yerine oturdu. Bir mühendis defterine bir şeyler karaladı. Başka biri kahvesini aldı. Tören bitmişti.

Swan 80, tersanenin Maxi serisine yeni bir alt basamak ekliyor. Daha doğrusu: daha uzun süredir beklenen bir boşluğu dolduruyor. Swan 78, 2013 sonrasında üretimi durdurulan bir modelden ibaret kalmıştı; Swan 88 ile arasında giderek belirginleşen bir mesafe açılmıştı. Bu mesafe yalnızca metreyle ölçülmüyor — Maxi dünyasında 78 ile 88 feet arasındaki fark, performans felsefesinde, mürettebat ihtiyacında ve açık denizde nasıl davranılacağında kendini gösteriyor. Swan 80, bu aralığa gelip kuruldu.

Germán Frers'in adı bu tekneyle bir kez daha geçiyor ve bu tesadüf değil. Arjantin kökenli naval mimar, Swan 108 ve Swan 128 ile zaten aynı tersane zincirinde çalışıyordu. Elvi'nin kıç hatları, pupa bombesi, su hattı üzerindeki hacim dağılımı — bunlar Frers'in imzasını taşıyan, tartışmaya pek açık olmayan kararlar. LOA 25,99 metre, su hattı bunun ciddi ölçüde altında; tekne 24 metrelik yük hattı eşiğinin hemen altında konumlandırılmış. Bu hesap kasıtlıdır: hem Avrupa liman kurallarında hem de yarış sınıflandırmasında o eşik pratik sonuçlar doğuruyor.

Gövde malzemesi köpük dolgulu cam elyaf-epoksi laminat, kritik noktalarda karbon takviyeli. Bu, Swan Alloy 44'ün tamamen alüminyum tercihinden farklı bir yol — her ikisi de doğru, ama farklı soruların cevabı. Alüminyum kenar kesimlere ve meridyen çizgilerine tolerans, GRP ise seri üretim mantığında maliyet ve ağırlık dengesi. Elvi, serisinin ikinci, üçüncü teknesi geldiğinde aynı gövdeden yararlanmalarını sağlayacak bir kalıpla yapıldı. Burada bir mühendislik pragmatizmi var ve bunu yadsımak zor.

Lucio Micheletti'nin dış hatları beni önceki Swan modellerinden daha az kışkırtan ama daha tutarlı buluyor. Swan'ın kimliğini en çok oluşturan şey, hiçbir zaman yanlış yapmamaktır — bu bir erdem mi, yoksa cesaret eksikliği mi, duruma göre değişiyor. Elvi'de cockpit düzeni alışılmadık ölçüde düz bırakılmış; bu da oturma ve depolama konfigürasyonlarında esneklik tanıyor. Kıç trampen güneş güvertesine ya da yüzme platformuna açılıyor; küçük bir şişirilmiş tender için de kapasite var. Bunu anlatmak kolay, ama gemiyi yalnızca bu özelliğiyle tanımlamak terbiyesizlik olur.

Misa Poggi'nin imzasını taşıyan iç mekân sekiz misafiri dört kamaraya yerleştiriyor: bir baş kamara master süiti, bir VIP, iki misafir kamarası. Ekip için kıç bölümde ayrı geçiş yollu bir konut var. Renklerin ve malzemelerin seçimi görmeliyim — fotoğraflara bakarak 'sıcak ahşap, nötr tonlar' demek kolaysa da bu bir yargı değil. Suya yeni girmiş bir teknenin iç mekânı hâlâ tam olarak kendisi değildir; asıl kimliğini ilk uzun seferde bulur.

Elvi'nin önünde iki büyük sınav var. Eylül başında Cannes Yachting Festival'deki dünya prömiyeri, tersanenin bu yeni modeli sektöre tanıtacağı ilk sahne. Ama beni daha çok düşündüren, 13-19 Eylül arasında Porto Cervo'da yapılacak Rolex Swan Cup. Bu yılki edisyon 167 tekne kayıtlıyla tarihin en kalabalık Swan Cup'ı olmaya hazırlanıyor; tersane aynı zamanda kuruluşunun 60. yılını kutluyor. Elvi, sürüden birkaç hafta önce suya indi — Porto Cervo'ya kalabalıktan önceki sessizliği bilen biri gibi gelecek.

Pietarsaari'de tersane çıkışında, armatörle kısa bir söyleşi fırsatı yakaladım. 'Elvi' ismi neden diye sormadım; bazı isimler sorulmadan durur. Ama tekneyle ne yapmayı planladığını sordum. 'Her şeyi' dedi — Cannes, Swan Cup, belki bir pasaj, belki daha fazlası. Bu cevap bana hem umut verdi hem de tanıdık geldi: her yeni tekne sahibi böyle başlar. Farkı, teknenin o 'her şeyi' kaldırıp kaldıramayacağı belirler.

Swan 80'in Frers mimarisini neyle kanıtlayacağını görmek istiyorum. Maxi yarışındaki davranışını, açık denizde sancak omzunun suya ne kadar daldığını, rüzgar düştüğünde baş tarafın ne kadar ağır çektiğini. Bunlar katalog sayfasında yok; Sardunya'nın eylül rüzgarında ya da daha güneyde bir yerde öğrenilecek. Elvi şimdi Botnia Körfezi'nde, o doygun maviyle, bekliyor.

Tersanede birinin söylediği bir şey kafamda kaldı. Suya iniş töreninin bitmesinin ardından bir mühendis, suyun tekne etrafında nasıl şekillendiğine bakıyordu. 'Her tekne suyu farklı tutar' dedi. Bunu bana değil, kendi kendine söyledi. Ben de öyle yapmışım gibi davrandım ve aramızdaki mesafeden ona katıldım. Germán Frers de muhtemelen bunu biliyor.

  • nautor-swan
  • yelkenli
  • finlandiya
  • tekne-mimarisi