SevantheModa, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Yat & Denizcilik

Tekneyi Kışa Bırakmadan Önce: Bir Sezonu Kurtaran On Hafta

Karaya mı, suda mı? Pembe antifriz, kapalı deniz vanaları ve nemle savaş. Kasım sonu yapılan işler, mayısta tekneyi suya yeniden indirirken kendini anlatır.

· Yat & Denizcilik Editörü · · 4 dk okuma
Kış için karaya alınmış, payandalara oturtulmuş yelkenli tekne

Marinada son bir tur atın. Güverteye çıkın, ranzaya uzanın, dümeni tutun. Çünkü kasımın son haftasıyla nisanın ilk haftası arasında tekne sizin değil, kışın olacak. O aralıkta onu nasıl bıraktığınız, mayısta motoru ilk çalıştırdığınızda alacağınız sesi belirler. İyi geçirilmiş bir kış, sezonu açar; ihmal edilmiş bir kış, mayısı bir tamir faturasına çevirir.

İşin sırrı tek bir büyük işte değil, doğru sırayla yapılmış bir dizi küçük işte saklı. Acelesi olmayan bir takvim kurun: on hafta, gevşek ama disiplinli. Çünkü kışlık hazırlık, bir hafta sonuna sığdırılmaya çalışıldığında en pahalı parça atlanır.

Önce karar: Suda mı kalsın, karaya mı çıksın?

Her şey bu seçimle başlar. Tekneyi suda bırakmak ucuzdur ve teknenin altını kışın çatlamaya karşı su sıcaklığıyla korur; ama buz tutma riski olan koylarda ya da elektrik kesintisinin uzun sürebildiği yerlerde kumar oynamak demektir. Karaya çekmek pahalıdır, vinç ve payanda ister; buna karşılık teknenin altını gün ışığına çıkarır. Osmoz kabarcıkları, sancılı bir kör perçin, aşınmış bir şaft keçesi ancak tekne havadayken görülür.

Pratik ölçü şu: Tekneyi iki yılda bir karaya alıp altını baştan aşağı elden geçirin, ara yıllarda korunaklı bir marinada suda bırakın. Akdeniz ve Ege'nin çoğu kıyısında deniz suyu kışın donma noktasına inmez; asıl tehlike teknenin içindeki tatlı su tesisatıdır. Orası, suda kalsanız da kuru bekletilmeli.

Motor ve soğutma devresi: Pembe olan, beyaz olmayan

Donan su genleşir; genleşen su döküm bloğu çatlatır. Bir motoru kıştan çıkaramayan tek şey budur ve önlenmesi en kolay olanı da budur. Deniz suyuyla soğuyan devreyi propilen glikol bazlı antifrizle doldurun. Marketlerde pembe-turuncu renkte satılan, zehirsiz olandır bu. Otomobil antifrizini, yani etilen glikolü tekneye sokmayın: Egzozdan denize döküldüğünde tek bir teknenin sızıntısı bile bir koyun canlısını zehirler.

Yöntem basit. Deniz suyu emişine kısa bir hortum bağlayıp ucunu antifriz dolu bir kovaya daldırın, motoru çalıştırın ve egzozdan pembe sıvı gelene kadar bekleyin. Renk değiştiği an, devrenin baştan sona dolduğunu anlarsınız. Küçük bir ayrıntı işi kurtarır: Bloğun içinde her zaman bir miktar artık su kalır ve döktüğünüz antifrizi seyreltir. Bu yüzden en yüksek yoğunluktaki ürünü tercih edin. Kovaya minus elli koruma diye girer, motordan minus yirmi diye çıkabilir.

Aynı turda yağı ve yağ filtresini değiştirin. Kullanılmış yağda biriken asit ve nem, motorun içinde dört ay bekledikçe metali kemirir. Yakıt deposunu ağzına kadar doldurun ki üstte yoğuşacak hava, dolayısıyla su kalmasın; bir biyosit katkısı da dipte mikrop üremesini durdurur.

Kovaya minus elli koruma diye girer, motordan minus yirmi diye çıkabilir. Aradaki farkı bilmek, bloğu çatlamaktan kurtarır.

Teknenin altı: Vanalar, keçeler, su almayan delikler

Tekne gövdesini delen her boru, kışın iki dertten birini taşır: İçindeki su donup boruyu patlatır ya da vana ihmalden tıkanıp ilkbaharda hiç açılmaz. Deniz vanalarını tatlı suyla yıkayıp tuzdan arındırın, mekanizmayı çalıştırıp gresleyin, sonra kapalı bırakın. Kapalı vana, donan bir borunun tekneyi batırmasını önler. Eski tip konik vanalarınız varsa göbeklerini söküp kışı kuru geçirin; aksi halde yerlerine oturup bir daha dönmezler.

Tekne karadaysa fırsat bu fırsat: Altını basınçlı suyla yıkayın, deniz çiçeği ve yosunu kurumadan kazıyın. Şaft keçesini, dümen yatağını, sintine pompasının çıkışını tek tek elinizle yoklayın. Mayısta keşfedilen bir arıza, kışın çözülmüş olandan her zaman daha pahalıdır.

Görünmeyen düşman: Nem

Kapalı bir teknenin asıl yıpratıcısı soğuk değil, içeride hapsolan nemdir. Dört ay havasız kalan kabin, küf kokusuyla ve siyah lekelerle açılır; minderler emer, ahşap kabarır, elektrik panosundaki bağlantılar pas tutar. Çözüm pahalı bir cihaz değil, hava dolaşımıdır. Dolap kapaklarını aralayın, minderleri dikine kaldırıp aralarından hava geçirin, güverte havalandırmalarını açık tutun.

Tekne özellikle rutubetliyse ve marinadan elektrik alabiliyorsanız bir nem alma cihazı işi sağlama bağlar. Burada da bir incelik var: Hava sıcaklığı on beş on altı derecenin altına düştüğünde, yani tam da kış aylarında, kompresörlü cihaz verimsizleşir. Soğuk ortamda kurutucu, yani desikant tipli model çok daha iş görür. Elektriksiz bir yerde bekletiyorsanız, cihaz yerine açık havalandırma ve nem tutucu poşetlerle idare edin; eksiğini ilkbaharda kapı pencere açıp bir hafta havalandırarak telafi edersiniz.

Akü, yelken, tatlı su: Sırada bekleyen küçükler

Aküyü boşalmış bırakmayın; tam dolu bir akü donmaz, boşalmış akü ilk ayazda biter. Mümkünse aylık bir tampon şarjla besleyin. Tatlı su tankını ve tüm musluk hatlarını boşaltıp aynı pembe antifrizden geçirin; bir kalıntı su, bir dirsekte donup boruyu çatlatmaya yeter. Yelkenleri yıkayıp kuruttuktan sonra tekneden indirin: Nemli bir kokpit dolabında dört ay bekleyen yelken, küfle ve dikiş çürümesiyle iner.

Son olarak bir liste tutun. Hangi vanayı kapattığınızı, hangi hattı boşalttığınızı, hangi parçayı söküp eve aldığınızı yazın. Mayıs geldiğinde o kâğıt, teknenin nasıl uyutulduğunu size birebir geri anlatır. Açık unutulmuş bir deniz vanası ya da takılmamış bir tahliye tapası, sezona başlamadan bitirir.

Kışlık hazırlık denizciliğin afişe çıkmayan tarafıdır. Kimse marinada payandaya oturmuş, brandayla örtülü bir tekneye hayranlıkla bakmaz. Ama o teknenin sahibi, nisan biterken kontağı çevirip motorun tek seferde tutturduğunu duyduğunda kasımdaki on haftanın karşılığını alır. O ses, bir tamir faturasını değil, bütün bir sezonu açar.

  • kışlık bakım
  • tekne bakımı
  • denizcilik rehberi