SevantheModa, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Gastronomi

Asmanın Gölgesinde: İstanbul'da Bir Bağ Bozumu

Şehrin betonu arasında Büyükada'da, Marmara'nın tuzlu rüzgârında ayakta kalmış asmalar. Burada hasat, kaybolmuş bir lezzeti yeniden hatırlama biçimi.

· Gastronomi & Şarap Editörü · · 2 dk okuma
Büyükada'da, taş duvarın önünde güneş ışığıyla yıkanan salkımlar; bir el makasla uzanıyor.

İstanbul’un bağları olduğunu bilmeyenler için bu satırlar bir masal gibi başlayabilir. Oysa şehir, beton kabuğunun hemen altında asırlık bir asma hafızası taşır. Bugün Büyükada İskelesi’nden bisikletle yirmi dakika uzaklaştığınızda sizi traktör sesi değil, makasların ritmik tıkırtısı karşılar. Mevsim bağ bozumu. Takvimler 2026 Eylül’ünü gösterirken ben de o sese kulak vermek için adadayım.

Tuzlu Bir Teruarın Hikâyesi

Büyükada’nın bağları, Anadolu’nun kadim bağ rotalarından farklı bir hikâye anlatır. Burada toprak Marmara’nın tuzlu rüzgârıyla yoğrulur; granit ve kumtaşı karışımı fakir toprak, asmayı köklerini derinlere salmaya zorlar. Sonuç düşük verim, buna karşılık yoğun bir karakterdir. Marmara’nın asıl yurdu Avşa Adası olan yerli üzümü 'Ada Karası' –bir zamanlar bölgenin Rum bağcılarının da yetiştirdiği bir çeşit– bu koşullarda isli, baharatlı ve diri asiditeli kendine özgü bir profil geliştirir. Bir zamanlar İstanbul’un dört bir yanında, özellikle Boğaz köylerinde ve Adalar’da yaygın olan bağcılık, 20. yüzyılın ikinci yarısında hızlı kentleşme, mübadele ve ekonomik tercihlerle neredeyse tümüyle yok oldu. Bugün Büyükada’da bu mirası canlandırmaya çalışan birkaç isim var; biri de genç bağcı Deniz Alkan.

Burada yaptığımız şey yalnızca üzüm yetiştirmek değil. Kaybolmuş bir İstanbul lezzetini, toprağın dilini yeniden konuşmak.

Deniz Alkan, bağcı

Deniz’in bağı, bir dönümü bile bulmayan, taş duvarlarla çevrili teraslardan oluşuyor. Asmaların çoğu 50 yaşın üzerinde; goble yöntemiyle, alçaktan ve rüzgâra dirençli biçimde budanmış. Bağ bozumu sabahın erken saatlerinde, çiy henüz kalkmadan başlıyor. Deniz ve birkaç gönüllü salkımları tek tek, özenle sepetlere yerleştiriyor. Burada makine de yok; yalnızca el, göz ve sabır var.

Küçük Ölçeğin Büyük Direnci

Bu bağın hikâyesi, endüstriyel şarap dünyasının tam zıttında duruyor. Yılda ancak 600 şişe üretilebilen bu şarap, ne bir puanlama sistemine ne de bir trende yaslanıyor. Deniz doğal şarap yapımını benimsiyor: yaban mayalarla fermantasyon, kükürtte aşırıya kaçmayan bir minimalizm, durultma ya da filtrasyon yok. 'Şarap bağda biter; ben sadece onu şişeye taşıyorum,' diyor. Bu felsefe kusuru güzellemek değil; tersine, bağdaki her kararın kadehte yankılanmasına izin vermek. Geçen yılın rekoltesini tadıyoruz: canlı bir yakut rengi, burunda kırmızı frenk üzümü, karabiber ve hafif bir deniz tuzu esintisi. Damakta gergin, neredeyse çiğnenecek kadar tanenli, ama o diri asiditeyle capcanlı. Bu şarap İstanbul’un ta kendisi: karmaşık, biraz sert, ama derinlikli.

Michelin yıldızı yol gösterir, ama son sözü söyleyen toprağın kendisidir.

Mert Aydeniz

Bağ bozumunun sonunda Deniz’in avlusunda, tahta bir masanın etrafında toplanıyoruz. Masada taze ekşi mayalı ekmek, adanın meşhur zeytinyağlı enginarı ve birkaç dilim tulum peyniri var. Deniz geçen yılın Ada Karası’ndan bir şişe daha açıyor. Şarap yemekle birlikte açılıyor; o isli karakter yerini daha tatlı baharatlara, meyvemsi bir yumuşaklığa bırakıyor. Sohbet İstanbul’un diğer kayıp lezzetlerine, terk edilmiş bostanlara, unutulmuş balık türlerine uzanıyor. Bu bağın yalnızca bir tarım işi olmadığını anlıyorum; aynı zamanda bir direniş biçimi. Hızlı tüketime, tek tipleşmeye, hafızasızlığa karşı bir direniş.

Güneş adanın çamlarının ardında alçalırken Deniz’e gelecek planlarını soruyorum. Cevabı mütevazı: 'Daha fazla bağ değil, daha iyi bağ. Ve belki, burayı bilen birkaç kişi daha.' Büyümeyi değil, kök salmayı isteyen bu cümle aklımda kalıyor; 600 şişeyle yetinen, reklamı olmayan, ününü ağızdan ağıza yayan bir bağ. Asmanın gölgesinde İstanbul’un kalbinin hâlâ attığını duyuyorum.

  • İstanbul bağları
  • yerli üzüm
  • bağ bozumu
  • Büyükada
  • şarap