Gayrimenkul
Sombra de Santa Fe: Volkanik Toprağın Evi
DUST Architects, New Mexico'nun Galisteo Havzası'nda volkanik skoria taşıyla inşa ettiği bu evde hem malzemeyi hem de manzarayı yeniden tanımladı. Karanlıktan ışığa bir sekans.

Bir evin malzemesi, çekilip alındığı toprağın rengiyle örtüşüyorsa, o bina nereye ait olduğunu artık ispat etmek zorunda değildir. Sombra de Santa Fe bu fikrin konut ölçeğindeki en net ifadelerinden biri.
Tucson merkezli DUST Architects'in 2007'den bu yana birlikte çalışan kurucuları Cade Hayes ve Jesús Edmundo Robles Jr, bu evi New Mexico'nun Galisteo Havzası'ndaki bir mesa kenarına yerleştirdiler. Rakım 2.000 metrenin üzerinde. Albuquerque'nin yaklaşık 120 kilometre kuzeybatısında, geliştiricinin parsellere böldüğü vadinin kenarında, uzak görüşlerin açık olduğu bir konum. Buradaki zemin, volkanik kökenli: skoria, yani hafif, gözenekli lav cinderinden oluşan siyah toprak.
DUST'ın daha önceki projelerinde de gördüğümüz skoria kullanımı burada daha sistematik bir mantığa oturuyor. Evin ana duvar yapısı, yaklaşık 60 santimetre kalınlığında skoria kütleleriyle oluşturulmuş. Pekiştirilmiş volkanik kül — standart beton karışımından daha az malzeme gerektiriyor, kalıp işçiliği dikkat istiyor ama sıkıştırma süreci geleneksel rammed earth'ten daha az zahmetli. Asıl avantajı termal: siyah duvarlar gün boyu güneş enerjisi biriktiriyor, geceye bırakıyor.
Ama mimari burada başlamıyor. DUST, müteahhitten parseli mesa kenarına, vadinin görünümünün açıldığı noktaya, yakın konumlandırmasını istedi. Evin silueti kasıtlı: siyah geometrik kütleler, zemin rengiyle örtüşerek uzak görüşçüyü önce karanlığa sokup ardından panoramaya açıyor. Giriş dar ve müphem bir boşluktan geçiyor. İçeride ilerledikçe tavan yükseliyor, duvarlar aralıklanıyor, veranda açılıyor.
Duvar skoriadan, zemin cilalı betondan, mobilya beyaz meşeden. Ama evin gerçek rengi pencere açıklıklarından giren mesa ufkuna ait.
2.100 metrekarelik — yani yaklaşık 195 metrekare —, iki yatak odalı bu ev için iç tasarım Taos'tan Simrel Achenbach ile birlikte yürütülmüş. Cilalı beton zemin, siyah skoria duvarlar ve soyulmuş beyaz meşe mobilyaların oluşturduğu paleti, Shiprock Santa Fe galerisinden alınan Navajo kilim ve battaniyeleri kesiyor. Geometrik desenler, duvarın kütlesiyle ve tavanın yüksekliğiyle konuşuyor. Bölgenin yerli tekstil geleneği ile yapının malzeme geleneği aynı coğrafyadan geliyor; bu tesadüf değil.
Bu tür iç-dış tutarlılık her zaman şık göründüğü için ilgi çekmez. Burada ilgi çeken şey farklı: malzeme seçiminin yalnızca estetik ya da sürdürülebilirlik gerekçesiyle değil, hem yerle kök salmak hem de o yerin iklimsel mantığına uymak için yapılmış olması. Skoria, bu toprakta bulunuyor çünkü burası volkanik. Navajo tekstilleri bu toprakta dokunuyor çünkü burası Navajo ülkesi. Ev bu iki gerçeği tek bir mekânda barındırıyor.
Wallpaper* Tasarım Ödülleri bu yapıyı Yılın En İyi Malzeme Kullanımı kategorisinde — İngiltere'nin rammed earth evi ve Suudi Arabistan'ın AlUla çamur tuğlasıyla birlikte — ödüllendirdi. Üç ev, üç farklı coğrafya, ama ortak bir soruya yanıt: yapı nerede durduğunun malzemesini taşıyabilir mi?
Mesa kenarında, akşam güneşi siyah duvarları ısıtırken, skoria yavaşça bırakıyor biriktirdiğini. Sabah soğuk olacak. Ev bunu biliyor.