Moda
Chloé'nin Arşiv Sürprizi: Edward Sexton ve Yapının Geri Dönüşü
Chemena Kamali, 1990'lardaki Stella McCartney döneminde Chloé atölyesinde çalışan Savile Row terzisi Edward Sexton'ı keşfetti. Resort 2027 koleksiyonu bu bulgunun üzerine kurulu — akış ile yapı arasında.

Bir markanın kendi tarihini keşfetmesi, bazen dışarıdan beklenmedik bir not almak gibi gelir. Chemena Kamali, Chloé'nin 1990'lardaki arşivlerini karıştırırken Edward Sexton'ın adına rastladı. Savile Row'un o tanıdık terzisi —Mick Jagger'ın ve Beatles üyelerinin takımlarının arkasındaki el— Stella McCartney'nin yaratıcı direktörlüğü döneminde Chloé atölyesine danışmanlık yapmış. Kamali bu bilgiyi dipnot olarak bırakmadı; Resort 2027 koleksiyonunun yapıtaşına çevirdi.
Yapı Akışkanlığı Bastırmadan
Chloé'nin Kamali öncesi kimliği akışkanlık üzerine kuruluydu: keten, viskon, omuzdan aşağı dökülen silüetler. Kamali bu dili Ekim 2023'teki göreve başlayışından bu yana korudu — ama Resort 2027'de bir şey değişti. Sexton'ın izinden hareketle koleksiyona çift sıra düğmeli paltolar, hafif saat camı kesimi ceket silüetleri ve uzayan yapılı jacketer girdi. Erkek modasının disiplinini kadın bedenine uyarlarken Kamali, oranları evin krem ve toz pembe paletiyle yumuşattı, pantolon paçasına 70'lerin hafif genişliğini ekledi. Yapı vardı; akış da oradaydı — ezilmeden.
39 parçalık sıra, bu dengenin henüz tam oturmadığı anları da saklamamıştı. Birkaç cekette omuz çizgisi sert duruyordu; Chloé'nin bedeni serbest bırakma geleneğiyle küçük ama görünür bir gerilim vardı. Ama bu gerilim aslında koleksiyonun en dürüst anıydı: Sexton mirasını özümsemek, birkaç sezonda oturacak bir süreç. Kamali bunu bir sezona sıkıştırmaya çalışmamış; izleri göstermiş.
Alexa Chung ve Turbeville Havası
Lookbook'ta Alexa Chung'u Deborah Turbeville atmosferinde fotoğrafladılar; Brianna Capozzi'nin objektifi soft focus ve soluk plan tercih etti. Chung, Chloé'nin 2000'lerdeki Anglomania ruhunu doğrudan çağrıştıran bir figür. Kadroda Nick Valensi'nin kızı Ella Valensi de vardı. Bu tür casting tercihlerinde Kamali'nin referans dünyasını okumak mümkün: her yüz, bir manifestonun cümlesi gibi yerleştirilmiş.
Sexton'ın Savile Row disiplini ile Chloé'nin Paris akışkanlığı çarpıştığında ortaya çıkan şey ne saf Britanya tailoring'i ne de saf Fransız chic'i — ikisini birbirinden sormaya başlayan bir üçüncü şey.
Kamali bu koleksiyonla bir markanın tarihini hem onurlandıran hem zorlayan ender örneklerden birini sunuyor. Arşivden çıkan bir ismi nostaljiye dönüştürmek kolaydı; onu yaşayan bir soruya çevirmek tercih meselesi. Bu soruyu sormaya değer bulduğu için Kamali'yi izlemeye devam edeceğim.
Edward Sexton Neden Yeterince Bilinmiyor?
Bir soru kalıyor: Kamali'nin keşfi bende şunu düşündürdü — büyük moda evleri kendi arşivlerinde ne kadar az zaman geçiriyor. Chloé'nin 1990'larında Sexton'ın imzası saklı durmuş; on yıllarca kimse adını duymamış ya da duyurmamış. Moda tarihinin bu tür küçük boşlukları, bir tasarımcı onları bulduğunda aniden yoğunlaşan anlam noktalarına dönüşüyor. Edward Sexton bugün belki dünyada en az tanınan önemli terzi. Kamali onu Chloé'nin hikâyesine sokarak en azından adını bir kez daha duyurdu. Bu küçük görünüyor ama değil: kimin imzasının nerede saklı kaldığı, moda tarih yazımının en ihmal edilen meselesi.