Sanat & Müzayede
İki Heykel, İki Meydan: Art Basel 2026'nın Kamusal Komisyonları Üzerine
Nairy Baghramian ve Ibrahim Mahama, Art Basel'in ilk Altın Ödülleri'ni Ren'in iki yakasında somutlaştırdı. Biri lavanta biyomorfik formlarla çeşmeyi sardı; diğeri katedrali önünde askıya aldığı heykel unsurlarıyla zaman olgusunu sorguladı.

Art Basel her yıl kendini bir şekilde yeniden icat etmek zorunda hisseder. Bu yılki çözüm ödül sistemine başvurmak oldu: fuarın kurduğu Art Basel Awards'ın ilk Altın Ödülleri Yerleşik Sanatçı kategorisinde Nairy Baghramian ile Ibrahim Mahama'ya gitti. Ödülün bağlayıcı koşulu, her iki sanatçının Basel'in kamusal meydanlarında özgün birer büyük ölçekli iş üretmesiydi. Fuar bitiyor, işler sökülüyor; ama bu kamusal imzanın kent belleğinde bıraktığı iz farklı bir şey.
Baghramian'ın Çeşmesi: Bir Modelden Öte
Messeplatz'ta Baghramian'ın işi —Modèle vivant (S'empilant), 2026— çeşmenin etrafında yükselen dört lavanta biyomorfik formdan oluşuyor. Başlık bilinçli: modèle vivant, Fransız sanat akademilerinin çıplak model pratiğinin adıdır; canlı, durağan, işlevselleştirilmiş beden. Baghramian bu terimi heykel diliyle ters yüz ediyor: çeşmenin kendi anatomisi —su, beton, topoğrafya— şimdi seyredilen şey. Formlara yapışmış sinekler fotoğraflara basılı; meydan ne kadar steril görünürse görünsün, yaşayan orada. Heykelin yüzeyi, kamusal alanın gözden kaçan canlılığına kısa bir hatırlatma işlevi görüyor.
Mahama'nın Münsterplatz'ı: Küçük Şeylerin Tanrısı
Ren'in karşı yakasında, Münster katedralinin gölgesinde, Mahama'nın The God of Small Things (2026) kurulumu uzanıyordu. Ganalı sanatçı, imzası hâline gelen askıda-materyal dilini kullanarak büyük ölçekli sürüklenmiş nesnelerden bir çevre kurdu. Başlık, Arundhati Roy'dan ödünç alınmış; küçük olanın, görünmez sayılanın tanrısallaştırılması. Mahama için bu geçici mimari yalnızca formsal değil: malzeme hafızası taşır, küresel dolaşım yollarının izini taşır.
Fuar biter, iş sökümlenir; ama kamusal alanda iki sanatçının imzasını taşıyan bu çalışmalar, Art Basel'in kurumsal bir herkese-müzayede olmaktan çıkıp sanatçıyla kenti buluşturmayı denediğini gösteriyor — niyetin sahici mi olduğunu zamanla göreceğiz.
Ödülün İçindeki Muğlaklık
Art Basel'in bu hamlesi, en başından bir gerilim barındırıyor. Bir sanat fuarı kamusal ödül sistemini icat ettiğinde, kimin için ve ne amaçla soruları gecikmeden geliyor. Baghramian ve Mahama, bu kurumsal çerçeveyi seçmek zorunda kalmadılar; kendi piyasa değerleri çoktan yerleşmiş, uluslararası kurumsal tarihleri dolu iki sanatçı. Bununla birlikte, özellikle Mahama'nın Batı sanat piyasasına getirdiği eleştirel konum düşünüldüğünde, fuar anahtarıyla açılan bir kapıdan içeriye girmek —mesele pratiğiyle müzakere gerektiriyor.
Ama bu itirazı bir kenara bırakıp yalnızca işlere bakıldığında, Messeplatz ile Münsterplatz arasındaki yüz metre, kenti kısa süreliğine farklı bir dikkatle yürüyebilmek için yeterli. Çeşme artık sadece çeşme değil; katedral önü artık sadece fotoğraf durağı değil. Kamusal sanatın en iyi işlevini hatırlatıyor: mekânı yeniden görmeye zorlamak.
Art Basel 18-21 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleşti. Her iki komisyon da fuar süresince açık alanlarda erişilebilir durumdaydı.