Seyahat
Kumtaşına Kazılan Hesap: Sharaan'ın AlUla'ya Vaadi Ne Kadar Tutuyor?
Jean Nouvel'in dağa oyduğu resort, yılın en beklenen açılışlarından biri. Ama 40 suit ve Nabatean estetiğinin arkasında AlUla'nın gerçek faturası soruluyor.

Sharaan Doğa Rezervi'nde dünyaya gelen her Arap kurt yavrusu, birileri tarafından kayıt altına alınıyor. Kızıl tilkiler kameraya bakıyor. Yeniden yetişen bitki örtüsü, geri dönen hayvanlar — bunlar Suudi Arabistan'ın AlUla bölgesi için kurgulanan anlatının en güçlü sahneleri. Ama bu sahnenin arka planında, kumtaşının içine oyulan 40 suitlik bir resort inşa ediliyor: Sharaan by Jean Nouvel.
Jean Nouvel, Nabatean uygarlığının yüzyıllar önce kayalara kazıdığı mimariden yola çıkarak tasarımı kurguluyor. Fikir şu: Yapı, araziyle mücadele etmeyecek; ona eklemlenecek. On beş tek yatak odalı, on iki yatak odalı suit, on adet çadır pavyon ve beş büyük villa — hepsi, yüksek uçurumların, kayalık platolar ile kum tepelerinin arasına yerleştiriliyor. Teknik anlamda tutarlı bir çözüm. Peki asıl soru bu değil.
AlUla'ya giden yol birkaç saattir değişiyor. İki yıl önce bölgede konaklamak, neredeyse tamamen özel rezervasyonlar ve tur operatörlerine bağlıydı. Bugün Amaala'da Rosewood açıldı, Banyan Tree çadırlarını kurdu, Habitas arazide yerini aldı. Hyatt'ın ilk bölgesel oteli 215 odasıyla geliyor. Vision 2030'un seyahat ayağı, her yeni açılışla biraz daha görünür hale geliyor. Sharaan bu silsilenin en büyük ismi olmayacak; ama en çok konuşulanlardan biri olacak — hem tasarımı hem de taşıdığı çelişki nedeniyle.
Bölge için dile getirilen temel argüman şu: Kitlesel turizm değil, az sayıda misafir, yüksek harcama. Bu, Bhutan'ın uzun süredir uyguladığı kota mantığına benziyor — günlük ziyaretçi sayısını sınırlayarak ekonomik getiriyi artırmak. Ama Bhutan'ın 'yüksek değer, düşük etki' politikası onlarca yıllık bir doğa koruma geleneğiyle iç içe. AlUla'nın bu geleneği henüz inşa edilmekte olduğunu unutmamak gerekiyor.
Sharaan Doğa Rezervi'nin 925 kilometrekaresi, yeniden bitkilendirme ve yaban hayatı yönetimi çalışmalarıyla korunuyor. Projede Arap kurdu ile Arap tahını ceylanının rezerve geri kazandırılması hedefleniyor. Bunlar gerçek kalemler — pazarlama değil, sahadaki iş. Ama aynı zemine yüksek bütçeli bir resort yerleştiğinde, 'koruma alanı' ile 'konaklama alanı' arasındaki çizgi nerede bitiyor? Faturanın hangi kısmı doğaya, kaçı misafirin infinity pool'una gidiyor? Bu soruların cevabı hâlâ belirsiz.
Nouvel'in tasarım kararları ise kendi içinde tutarlı. Yapı, kumtaşı dağa kazınmış — bu, çevre üzerindeki görsel etkiyi azaltan, yerel malzemeyle konuşan bir tercih. Ancak kaya içi inşaatın getirdiği müdahale de göz ardı edilemez: sondaj, stabilizasyon, iklimlendirme sistemleri. Yumuşak göründüğü kadar yumuşak olmayan bir süreç. Mimarinin söylemi ile inşaatın gerçeği her zaman örtüşmüyor.
Sharaan'ı beklenti listesine almadan önce sormak istediğim birkaç şey var: Tesis açıldığında yerel topluluklar — Hegra yakınındaki El Khuraybah halkı, Ula vadisinde yaşayanlar — bu açılıştan nasıl yararlanacak? İstihdam mı, tedarik zinciri mi, yoksa yalnızca görünür kalkınma söylemi mi? Konu, İskoçya'daki Hope/WildLand tartışmasından farklı değil: geniş arazinin tek bir aktörün kontrolünde olması ve yerel ile yeni ziyaretçi arasındaki güç asimetrisi.
Buna karşın şunu da söylemek gerekiyor: Nabatean'ların mezar odalarını oyduğu Hegra'nın yan başında, dağın içinden bir vadi manzarasına bakmak başka bir şey. Bu düşünce bana rotamı söylemiyor — sadece soruyu daha keskin soruyor. AlUla, dinlemeye değer bir yer. Bugünkü yapılaşmanın bölgeye gerçek bir koruma katkısı mı, yoksa vizyonlu bir dekor mu sunduğu ise önümüzdeki birkaç sezonun cevabı.