Gayrimenkul
Beit Bin Nouh: AlUla'nın Terk Edilmiş Evleri Neden Yıkılmadı?
Mısırlı mimar Shahira Fahmy, 1980'lerde boşaltılan antik bir Arabistan kasabasındaki toprak tuğla evi yeniden hayata döndürdü. Wallpaper 2026 Malzeme Ödülü bu restorasyon okumasına gitti.

AlUla, Suudi Arabistan'ın kuzeybatısında arkeoloji alanlarıyla çevrili bir vadide konumlanan antik bir kentsel dokudur. Onuncu yüzyıl kalesinin etrafına yerleşmiş yüzlerce toprak tuğla ev, 1980'lerde yakın çevrede yeni bir kent merkezi kurulduğunda boşaltıldı. Kırkı aşkın yıldır kimse orada yaşamadı; evler kalmaya devam etti. Mısırlı mimar Shahira Fahmy 2026 başında Wallpaper Design Awards'tan 'Yılın En İyi Malzeme Kullanımı' ödülünü aldığında, proje tam da bu kasabanın ilk özel konut restorasyonuydu.
Toprağın Okuması
Fahmy'nin yaklaşımı, kendine özgü bir okuma pratikliğine dayanıyor. Ekip, eski kat seviyelerini, kapı eşiklerini, sirkülasyon izlerini ve zemin mantığını belgeleyerek başladı. Yapıyı yeniden örmek için mevcut toprak tuğlaların formu, yerel toprak-kil-saman karışımının oranı ve küçük pencerelerin yerleşim mantığı — yaz sıcağına karşı ısı kontrolü, dar sokak dokusunda yaratılan gölge — göz önüne alındı. Taş temel, yüzlerce yıldır bölgede görülen ani sel baskınlarına karşı kalmış; Fahmy bunu söküp atmak yerine temizledi, onardı, yeniden kullandı.
Sonuçta ortaya çıkan yapı, orijinal tipolojiye sadık: zemin katta işlik, mutfak ve depo; üst katta özel yaşam hacimleri. Ama bu bir nostaljik kopya değil — çağdaş bağlamla örtüşmesi için gerekli müdahaleler yapılmış, ama hiçbir şey binanın kendi mantığını çiğniyor. AlUla'nın mimari diliyle aşina olanlar Beit Bin Nouh'a bakınca evin 'buraya ait' olduğunu hissedecek. Bu, en zor başarılardan biridir.
Toprak tuğla, taşındığı toprağı hatırlar. Onunla çalışmak, sitenin iklimiyle, gölgesiyle, suyuyla uzlaşmak demektir.
Malzeme Neden Önemli?
Toprak mimari, çevre bilincinin moda bir söylem hâline geldiği bu dönemde yeniden gündemde. Ama Beit Bin Nouh soyut bir 'sürdürülebilirlik' manifestosu değil; somut bir yer okuması. Fahmy'nin kil ve samanla döşenmiş duvarları, betonu taklit etmeye çalışmıyor, tersine betona karşı çıkıyor: yapıyı toprağa bağlayan, nesiller boyu aktarılabilen ve onarılabilen bir bilgi sistemi. Eski AlUla'nın evleri bu sistemi on yüzyıl boyunca sürdürmüş; onları anlayıp yeniden çalıştırmak, bir binanın inşasından çok daha iddialı bir eylem.
Wallpaper'ın bu projeyi Lina Ghotmeh ve Santa Fe'deki Dust Architects projesiyle birlikte ödüllendirmesi, 2026 yılında malzeme tartışmasının gerçekten hangi yönde ilerlediğini gösteriyor: endüstriyel üretimden uzaklaşıp yere özgü bilgiye dönüş. Bu dönüşün gerçek mimari içerikle desteklenmesi — gösterişli bir 'toprak estetik' değil — Fahmy'nin işini önemli kılan şey.
AlUla'yı yakın dönemde turizme açılan bir destinasyon olarak biliyoruz. Beit Bin Nouh'un bu bağlamda nasıl konumlandırıldığını, özel konut olarak mı kalacağını yoksa daha geniş bir programla mı buluşacağını merak ediyorum. Ama şimdilik ortada duran şey şu: bir kadın mimarın boş bir toprak tuğla evin mantığını okuyup onu geri vermesi. Bu yeterli.