SevantheModa, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Sinema

Danny Boyle 1969'a Dönüyor: Ink ve Murdoch'un Gazeteciliği

83. Venedik Film Festivali'nin açılış filmi, genç Rupert Murdoch'un bir gazeteyi dönüştürmesini anlatıyor — ama Danny Boyle'un elinde bu sıradan bir biyografi değil.

· Sinema Editörü · · 2 dk okuma
1960'ların İngiliz gazete baskıhanesinde gece sahnesini çağrıştıran sinematik atmosfer

2 Eylül sabahı Venedik Lido'su, Danny Boyle'un yönettiği Ink'i alkışlayarak açılacak. Bu seçim birkaç katmanda okunabilir: biyografik bir medya draması, 1969 İngiltere'sinin sınıf çatışması, gazeteciliğin ruhunu sorgulayan bir film — ama her şeyden önce, 83. Venedik Film Festivali'nin kendine dair verdiği bir mesaj.

Film, James Graham'ın 2019'da West End'de sahnelenen, Tony adaylığı alan oyununun uyarlaması. Konu: genç Rupert Murdoch'un 1969'da The Sun gazetesini satın alması ve baş editör Larry Lamb'la kurduğu ittifak. Guy Pearce Murdoch'u, Jack O'Connell Larry Lamb'i oynuyor. Claire Foy, Jules Davies rolünde. Görüntü yönetmeni Alwin H. Küchler; müzik Daniel Pemberton'dan.

Boyle'un Seçimi

Boyle'un seçimi ilk bakışta şaşırtıcı görünüyor. Trainspotting'in o keskin, yıkıcı enerjisi; 28 Days Later'ın sokak ritmi; Slumdog Millionaire'ın tıklım tıklım Mumbai koridorları. Hepsinde beden bir kamera gibi çalışır — durmaz, soluklanmaz. Ink'te ise masa başı, telefon görüşmeleri, mürekkep kokan baskı makinesi odaları var. Ama Boyle'un elinde bunlar durağan nesneler değil. Tabloid dünyasının ritmi — hızlı, hesaplı, gürültülü — onun karelerinin ritmiyle örtüşüyor.

Senaryo Graham'ın dilinden geldiği için keskin ve kara bir komedi tonu taşıdığı bildiriliyor. James Graham, İngiliz siyasi dramanın bugün en net sesi: This House, Quiz, Dear England — hepsi güç yapılarını hem içeriden hem dışarıdan görebilen eserler. Ink'te de benzer bir optik var. Murdoch bir kahraman değil, ama pür kötü adam da değil. Gazeteciliği ticari bir silah olarak kullanmanın ahlaki bulanıklığı, tüm sahneyi kaplıyor.

Venedik'in açılış filmi her zaman bir tutum bildirisidir. Ink'in seçimi, Alberto Barbera'nın Lido'suna aktör odaklı, dramatik olarak yoğun ve tarihsel olarak kışkırtıcı bir açılış kazandırmak istediğini gösteriyor. Jüri Başkanı Maggie Gyllenhaal'ın tercihlerine uygun bir dil bu: karakter psikolojisi, sıkı senaryo, performans.

Guy Pearce'in Murdoch oluşu başlı başına bir merak konusu. L.A. Confidential'daki soğuk, hesaplı öfke; The King's Speech'teki kırılgan kibir — Pearce karakterlerinin içinden bakıyor, dışarıdan mahkûm etmiyor. Tartışmalı bir tarihi figürü onaylamamak ama anlamak üzere oynamak: bu Boyle'un doğru adamı bulduğunun işareti.

Netflix'in filmin ABD haklarını satın aldığı haberi zaten duyuldu. Bu, filmin festival sonrasında sinemaya değil, doğrudan platforma gideceği anlamına mı geliyor? Henüz netleşmedi. Ama şunu söyleyeyim: Boyle gibi kameranın fiziksel hızını sinematik bir ilkeye dönüştüren bir yönetmenin filmini küçük ekranda izlemek, başka bir şeyi izlemektir. Mürekkep kokusu dijitale geçmiyor.

  • venedik-2026
  • danny-boyle
  • ink
  • guy-pearce
  • medya-ve-sinema
  • biyografi-filmi