Sinema
Bilinmeyen Kadın: May el-Toukhy Venedik Yarışmasında
Woman Unknown, 1940'ların Danimarka'sında bir kadının geçmişi üzerine. May el-Toukhy bu yılki yarışmanın tek kadın yönetmeni. Ama asıl mesele sayı değil — bu filmin neyi sorup neyi savunduğu.

1944. Danimarka, Alman işgali altında. Marie adında genç bir ev hizmetçisi bir Alman askeriyle ilişki yaşıyor. Savaş bitiyor ama Marie'nin bu ilişkisi bitmek bilmiyor — utanç olarak, söylenti olarak, bir şüphe bulutu olarak varlığını sürdürüyor. May el-Toukhy'nin Woman Unknown'ı buradan başlıyor: savaşın kazananlarının, kaybedenlere biçtiği cezadan.
Queen of Hearts'tan Bu Yana
El-Toukhy'nin 2019'da Sundance'te izleyici ödülü kazanan Queen of Hearts'ını hatırlayanlar bilir: o filmde de benzer bir topografya vardı. Bir kadın avukatın üvey oğluyla yasak ilişkisi. Konu tehlikeli, anlatım soğuk. Kamera karakterin yanında durmak yerine onu gözlemliyordu — şikâyet etmeden, savunmadan, yargılayarak da değil. İzleyiciye sığınak vermedi; izlemeye zorladı. Şimdi dönem değişti — savaş sonrası Danimarka — ama soru aynı: bir kadının geçmişi onu ne kadar süreyle tanımlar?
El-Toukhy önceki filminde de böyle davrandı: izleyiciyi belirli bir ahlaki yere oturtmayı reddederek onu rahatsızlığın içinde bıraktı.
Mathilde Arcel'in canlandırdığı Marie, zengin bir dulun karısı olmaya hazırlanırken geçmişi onu yakalamaya çalışıyor. Bu yapı klasik, hatta tehlikeli derecede tanıdık. Ama el-Toukhy'nin önceki filmine bakarak tahmin edebiliriz: dönem kostümü burada bir backdrop değil — savaş sonrası Danimarka'nın ahlaki mekanizmaları net çalışır, bu da onların nasıl kurulduğunu göstermek için iyi bir laboratuvar.
Savaş, İşgal, Kadın Bedeni
Alman işgali süresince Danimarkalı kadınların Alman askerlerle kurduğu ilişkiler, savaşın bitmesiyle beraber 'vatana ihanet' ya da 'ahlaki çöküş' olarak yargılandı. Bu yargılama pratik değil, semptomdur: savaşın ürettiği suçun bir kısmını kadın bedenine yükleme alışkanlığı. El-Toukhy bu alışkanlığı bir senaryo çatışması olarak mı ele alıyor, yoksa kameranın yapısına mı gömüyor? Türü dönem dramasının içinde tutarken bu ayrımı yapmak yönetmenin asıl imtihanı.
Carsten Bjørnlund'un canlandırdığı yaşlı dul Christian ile Mathilde Arcel'in Marie'si arasındaki güç dengesizliği senaryonun içinde zaten var. El-Toukhy'nin Queen of Hearts'ta kullandığı statik, gözlemci çekimler bu dönem dramasında da kendini koruyacak mı, yoksa yılın ağırlığı farklı bir ritim mi dayatacak? Bu sorunun cevabı, filmin yarışmadaki yeri kadar önemli.
Maggie Gyllenhaal ve jürisi 12 Eylül'de kararını verecek. Ama el-Toukhy'nin bu filmi yapmaya neden ihtiyaç duyduğu sorusu, ödül gecesinden önce geliyor. Queen of Hearts'ta gösterdiği şeyi Woman Unknown'da hangi biçimsel araçlarla sürdürüyor — bunu Venedik'te öğreneceğiz.