SevantheModa, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Sinema

Ana Sahnenin Dışında Kalan Program

83. Venedik'in Critics' Week bölümü bu yıl Kolombiya, Tunus, Hindistan ve Çin'den ilk filmler getiriyor. Altın Aslan yarışmasından çok daha ilginç bir yerde.

· Sinema Editörü · · 2 dk okuma
Küçük bir festival salonunda az sayıda seyirci

Her festivalin iki ritmi var: gürültü ve nabız. Gürültü yarışmadan gelir — büyük isimler, Altın Aslan iddiaları, prömiyer fotoğrafları. Nabzı ise yan bölümler tutar. 83. Venedik'te beni asıl heyecanlandıran yer Critics' Week, yani Settimana Internazionale della Critica. 41. edisyonunda tamamen ilk filmlere ayrılmış; büyük prodüksiyon yok, güvenceli auteur yok. Yalnızca ilk kez konuşan sesler.

Bir Kriter: Her Film Politik

Sanatsal direktör Beatrice Fiorentino seçki notlarında şunu yazıyor: 'Every film is political.' Bu bir slogan değil, bir kriter. Seçili filmlerin ortak paydası, siyasal bağlamlarından koparılamayacak olmak. Kolombiya'dan Tunus'a, Hindistan'dan Çin'e uzanan bir coğrafya.

Kolombiyalı Sebastián Múnera'nın Meteorite'ı bu bölümün en çarpıcı vaadi. Film, Pablo Escobar'ın eski çiftliğinin yerine inşa edilmek istenen lunapark projesini bir kadın karakterin gözünden izliyor. Mekân burada sadece mekân değil — şiddetin fiziksel kalıntısı, hafızanın üzerine beton dökme girişimi. Múnera, bireysel bir gerilimi Latin Amerika'nın kolektif hesaplaşmasına açan bir pencere olarak kullanıyor.

Kolombiya'nın ikinci filmi farklı bir yerde duruyor. Bibiana Rojas Gómez ve Juan David Cárdenas'ın birlikte yönettiği The End of Times, gerçek arşiv görüntüleriyle yapay zekâ üretimi sahneleri iç içe geçirerek sömürgecilik ve kapitalizmin Latin Amerika'daki izini soruşturuyor. Bu formu salt teknolojik deney olarak değil, siyasi bir hafıza araştırması olarak kuran filmler önemli. Sömürge arşivleri 'nesnel belge' değil; seçilmiş, düzenlenmiş, yorumlanmış yığınlar. O yığınları parçalamanın yolu belki tam da bu tür filmlerden geçiyor.

En güçlü festival olmak için büyük isim gerekmez; doğru ilk filmi tanımak yeterli.

Yalnızca İlk Film Kuralı

Hindistanlı Shalini Adnani'nin Our Share of Sand'i İngiltere'de çekilmiş bir aile dramı. Güneyli bir sinemacı kuzey kaynağıyla sesini bulursa, Critics' Week tam bu iş için var. Tommaso Usberti'nin İtalyan filmi Prima della Guerra ise Po Vadisi'nde büyüyen genç erkeklerin maskülenlik krizini yaklaşan bir savaşın ağır havasında işliyor.

Critics' Week'i Orizzonti'den ya da Giornate degli Autori'den ayıran kural basit ama keskin: yalnızca ilk film. Bir yönetmenin henüz pekiştirmediği sesi, ikinci filmde olgunlaşacak bakışın ham halini buraya getiriyorsunuz. Bu bölüm tam bu yüzden Altın Aslan yarışmasından çok daha ilginç bir yer.

Eylül'de Lido'ya gitme şansım olsaydı, ana yarışmayı ikinci sıraya alırdım. Herzog'u, McDonagh'ı, Boyle'u kaçırırdım; ama Escobar'ın çiftliğindeki lunapark projesini ve yapay zekânın parçaladığı sömürge arşivini kaçırmazdım.

Bir festivalin cesareti gürültüde değil, yan bölümlerinin risk alma iradesinde gizli. Bu yıl Venedik, yarışmada büyük isimleri güvenle seçerken Critics' Week sessizce dünyayı yeniden haritalıyor. İki Kolombiyalı, bir Hintli, bir İtalyan. Hepsi ilk kez. Hiçbiri teyit edilmiş bir isim. Sinemanın tam bu kaygan zemin üzerinde büyüdüğünü hatırlatıyorlar.

  • venedik-2026
  • critics-week
  • dunya-sinemasi
  • ilk-filmler