Sinema
Venedik 83: Maggie Gyllenhaal Jüri Başkanlığı ve Yönetmen Olmak
83. Venedik Film Festivali jürisi açıklandı. Başkan Maggie Gyllenhaal'ın yanına Johnnie To ve Kaouther Ben Hania gibi isimler eklendi. Bu seçim bana başka bir şeyi düşündürüyor: kamera arkasının izleyicinin önüne geçtiği an.

Venedik 83 jürisi geçen hafta açıklandı. Maggie Gyllenhaal başkan. Yanında: Hong Kong sinemasının diri yönetmeni Johnnie To, Tunuslu yönetmen ve senarист Kaouther Ben Hania, İngiliz besteci Daniel Blumberg, İtalyan film akademisyeni Francesco Casetti, Fransız yönetmen Xavier Giannoli ve Afgan yönetmen Shahrbanoo Sadat. Son beş yılda Lido jürisini başlatan üçüncü kadın Gyllenhaal — Isabelle Huppert 2024'te, Julianne Moore 2022'de, Cate Blanchett 2020'de. Bu bir eğilim mi, bir bilinç mi? Her ikisi de, diyorum.
Oyunculuktan Yönetmenliğe: Bakışın Değişimi
Gyllenhaal'ın bu rolü benim için özellikle ilginç çünkü 2023'te yönettiği The Lost Daughter, bence son yılların en iyi aktörden-yönetmene geçiş örneklerinden. Oyuncu olan birinin kameranın arkasına geçtiğinde ne kazanıp ne kaybettiği sorusu, sinemanın en eski tartışmalarından. Cassavetes bu geçişi yaptı. Gena Rowlands'ın yüzünü kameraya tutma biçiminin, bir kadın aktörün bakışından mı, bir erkeğin önemseme biçiminden mi kaynaklandığını hep merak ettim.
Gyllenhaal'ın The Lost Daughter'da Jessie Buckley ve Olivia Colman'a yaklaşım biçimi — yüzlerini yargılamayan, aksine birlikte var olan bir kamera — aktör geçmişinin izlerini taşıyor. Venedik'te jüri başkanı olarak bu bakış açısını oy odasına taşıması beni meraklandırıyor.
Johnnie To ve Kaouther Ben Hania: İki Farklı Ses
İyi bir jüri, oy birliğiyle değil gerilimiyle seçer. Birbirinden çok farklı bakışların birbirini zorlama biçimi, Altın Aslan'a ulaşmanın tek güvenilir yolu.
Johnnie To, Hong Kong aksiyonunu bir tür sanat formu olarak kullanan, Exiled ve The Mission gibi filmlerle sinemanın anlatı geometrisini yeniden çizen isim. Kaouther Ben Hania ise Four Daughters ile belgeci-kurgu sınırını en radikal biçimde sınayan günümüz yönetmenlerinden. Bu iki ismin aynı jüride buluşması, mümkün olduğu kadar geniş bir sinema anlayışını temsil etme çabası gibi okuyor. Barbera'nın bu seçimi, tek bir 'doğru sinema' fikrini dayatmak yerine çoğul bir değerlendirme zemini oluşturmak istediğini gösteriyor.
Eylül 2-12 arasında Lido'da ne izleneceğini bilmiyorum henüz — resmi seçki açıklanmadı. Ama jürinin bileşimi, belirli bir sinema türünün ödüllendirileceği izlenimini vermiyor. Bu iyi işaret. En kötü Venedik'ler, ödülün festivale başlamadan kimin alacağı belli olduğu Venedik'ler.
2026 sonbaharı için tarihimi işaretledim. Lido'da bir Venedik ruhu arıyorum — sadece ödüller değil, o pazar sabahı lagün kenarında henüz izlenmiş bir film üzerine açık fikirlerle yapılan konuşma. Jüri bileşimine bakılırsa bu yıl o konuşmanın gürültülü olması kuvvetle muhtemel.