SevantheModa, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Sinema

İki Tören, Bir Ad: Lee Chang-dong'un Eylülü

83. Venedik'in kapanış gecesinden Toronto'nun ödül salonuna — sekiz yılın hesabı 24 saatte kapandı.

· Sinema Editörü · · 4 dk okuma
Venedik Film Festivali kapanış töreni, boş sinema salonu gece ışıklarında

Kapanış törenlerinin kendine özgü bir yorgunluğu var. Lido, 12 Eylül akşamı Palazzo del Cinema'nın önüne döküldüğünde havada her zamanki o karışık his asılıydı: on bir günlük gösterim maratonunun bıraktığı ağırlık, bir festivalin kendini nasıl okuttuğuna dair o kaçınılmaz hesap, ve her yıl aynı şekilde düşen soru — bu kez kime?

Cevap geldiğinde tuhaf bir şey oldu. Maggie Gyllenhaal jürisi Silver Lion Grand Jury Prize'ı Lee Chang-dong'un *Possible Love*'ına verirken salonda yükselen alkış, bir 'iyi seçim' alkışı değildi. Daha sesli, daha uzun soluklu bir şeydi — neredeyse rahatlamış bir ses. Sekiz yıldır bekleyen bir seyircinin verdiği karşılık gibi.

*Possible Love*, 6 Eylül'de perdeye çıktığında altı dakikalık ayakta alkış almıştı. Bu rakamı not ediyorum çünkü Venedik'te alkış süresi gerçek bir ölçüt değil, bir atmosfer kaydıdır. Altı dakika şunu söylüyor: seyirci filmin bitmesini istemiyordu. Kore'nin, iki evli çiftin ve elli yıllık bir kuşağın hafızasına dokunduğu o 2 saat 44 dakikanın —platformların 'normal' süre normuna uymayan, biçare kesime direnç gösteren uzunluğunun— bitişine katılmak istemiyordu.

Chang-dong'un filmografisini başından beri izleyenler için bu uzunluk sürpriz değildi. *Green Fish*'ten (1997) *Poetry*'ye (2010) kadar sürdürdüğü o titiz, birikimli anlatı dili, her filmde biraz daha yoğunlaşır — ama asla şişmanlayarak değil, daha az hava kalacak şekilde sıkışarak. *Burning* (2018), o sıkışmanın en son noktasıydı. Bu uzun aradan sonra bir sonraki adımı beklemek, bu yüzden salt sabır değil, filmografiye duyulan güvendi.

Törende kendisi yoktu. Chang-dong festivale gelmemişti; kısa bir video mesajı vardı. Bu detay önemli çünkü Venedik'in sahne estetiğiyle zıtlık yaratıyordu: kırmızı halılar, spot ışıkları, röportajlar. Ödülü vekâleten alan yapımcının elindeki aslanı izlerken o yokluğun da bir şey söylediğini düşündüm. Chang-dong'un sineması nasıl kamera için performans üretmekten kaçınıyorsa, kendisi de törenin dramaturgisine girmekten kaçınıyor.

Akşamın diğer büyük ödülü — Altın Aslan — May el-Toukhy'nin *Woman Unknown*'ına gitti. El-Toukhy sahneye çıkışında şunu söyledi: "Beni ilerletmeye devam eden şey, ortak tarihimizin bilinmeyen kadınlarını görünür kılmaya yönelik o acil ihtiyaçtı." Danimarkalı-Mısırlı yönetmen, bu sözleri sadece filmi için değil, orada temsil ettiği gerçeklik için de söylüyor gibiydi: bu yılki yarışmanın tek kadın yönetmeni olarak. Alberto Barbera'nın Ağustos'ta sarf ettiği 'yeterli kalite bulamadık' açıklamasının gölgesi, törenin o köşesinde hâlâ duruyordu. Bu tartışmayı daha önce burada yazmıştım.

Film 1940'ların Danimarka'sında geçiyor: Nazi işgalinin ardından hizmetçi olarak çalışan genç bir kadının, bir Alman askerle kurduğu yakınlığın üstünü kapatmaya çalışması. El-Toukhy bu çerçeveyi salt tarihsel drama olarak bırakmıyor — kadının hafıza yükü, suçluluk ile hayatta kalma arasındaki çizgi, dönemin resmi anlatısının dışında kalan yüzler. *Woman Unknown* 2026 Venedik programını ilk duyurduğumuzda bu filmin yarışmadaki ağırlığını tartışmıştık. Sonuç, o tartışmayı hem doğruladı hem yalanlayan bir ödül töreniydi.

Ama asıl çarpıcı olan, ertesi gündü.

13 Eylül, Toronto. Fairmont Royal York Hotel'in büyük salonunda 8. TIFF Tribute Awards töreni. Lee Chang-dong bu kez oradaydı — ve TIFF Ebert Director Award'ı aldığı sahneye çıkarken salona bakan o bakışı, bir önceki gecenin video mesajını gönderen adamla aynı kişiydi. Aradaki fark, kendine doğru yürünen mesafeydi. Ebert'in adını taşıyan ödül, sinema tarihini 'insanın yalnız olmadığını hatırlatan sanat' çerçevesinden okuyan bir eleştirmenin mirasından geliyor. Bu çerçeveyle Kore sinemasının en sert auteur'ünü buluşturmak, tesadüf değil, bir okuma.

İki töreni yan yana koyduğumda şu tabloya bakıyorum: Lido'da jüri ödülü, Toronto'da kariyer takdiri. Biri filmin bugününe, diğeri bir yönetmenin hayatına baktı — ve ikisi de aynı ada döndü. 24 saatte bu çakışma tesadüf değil; festivalin yargısıyla sektörün minneti bazen aynı kişide buluşuyor, ama bu sıklıkla olmuyor. Chang-dong'un bu eylülü, böyle nadir momentlerden.

Ama benim asıl dikkatimi çeken, bu ödüllerin *ne zaman* geldiği. Chang-dong'un Venedik serüveni 24 yıl öncesine, *Oasis*'in (2002) kazandığı En İyi Yönetmen Gümüş Aslan'ına dayanıyor. Araya girenlere bakın: *Secret Sunshine* (2007, Cannes En İyi Kadın Oyuncu), *Poetry* (2010, Cannes En İyi Senaryo), ve ardından sekiz yıl. Bu sekiz yıl içinde çektiği yoktu — ama suskunluktan değil, onaydan bağımsızca varolmayı seçmesinden. *Possible Love*'ın Netflix ortaklığını bu çerçeveden okumuştum.

*Possible Love*'ın aynı zamanda ilk Kore filmi olarak Venice Grand Jury Prize'ı alması, başka bir boyut katıyor. Bong Joon-ho 2019'da Cannes'ı yerinden oynatmıştı; kitlesel alanı fetheden bir Kore sineması tanımı o günden beri güçleniyordu, *Parasite*'ın ardından gelen olumlu ticari dalgayla Güney Koreli yapımlara yönelik Hollywood ilgisi de. Ama Chang-dong o ticari ivmeden özenle uzakta duruyor. *Possible Love*'ın Netflix ortaklığı, sektörde soru işaretleri yaratmıştı — platformun finansmanı, auteur kontrolüyle nasıl bağdaşacak? Film şimdi sahneye çıktı ve yanıt açık: 2 saat 44 dakika, çözümsüz belirsizlik, kitleye 'bunu izlemek zor' uyarısı verecek bir tempo. Ödül bu yanıtı da onayladı.

Gece Lido'dan ayrılırken dışarıda birkaç eleştirmenin konuştuğunu duydum. Biri 'ama DAU daha cesurdu' diyordu — Ilya Khrzhanovsky'nin En İyi Yönetmen ödülünü aldığı film, Sovyet dönemini yeniden sahneleyerek çektiği ve 2011'den 2026'ya 15 yıl kenarda kalan dev proje. Öte yanda duran şöyle dedi: 'Cesareti ölçmenin birçok biçimi var.' İkisi de haklıydı. Jürinin bu kez birden fazla yerde aynı anda durmayı seçmesi, festivallerin her zaman tek bir dil konuşmak zorunda olmadığını hatırlattı.

Festivaller bitince geriye ne kalır? Yetmiş iki saatlik bir gazetecilik paniksi, bir sonraki Oscar koridoru için yapılan tahminler ve — eğer şanslıysa — bir ya da iki film ki o film genellikle tahmin edilenle aynı olmaz. *Possible Love*, 23 Ekim'de seçili gösterimlerde, 6 Kasım'da Netflix'te. Tüm bu festival coşkusunun ardından filmin önüne geçen ne? Bir akışın algoritma önerisi. Bunu söylemek için iyimser olmak gerekmiyor — bu, festivallerin bugün için sahip olduğu gerçek. Ama Lido'daki altı dakikalık ayakta alkışın neyi ifade ettiği, o Netflix sayfasına düşünce değişmiyor. Kimi zaman orada başlar.

  • venedik-film-festivali
  • lee-chang-dong
  • tiff-2026
  • auteur-sinema

Bu yazı Venedik 2026 dosyasının parçası.

Kaynaklar

  1. variety.comvariety.com
  2. koreaherald.comkoreaherald.com
  3. deadline.comdeadline.com
  4. labiennale.orglabiennale.org