Moda
Loewe'de İki Sezon: McCollough ve Hernandez, Anderson'ın Gölgesinden Nasıl Çıkıyor?
Proenza Schouler'ı kurdukları giysinin içinden çıkıp Loewe'ye geçen Jack McCollough ve Lazaro Hernandez, SS26'dan AW26'ya iki koleksiyonla hem mirası hem de kendilerini test etti. Sonuç ikna edici mi?

2025 Ocak ayında Loewe, Jack McCollough ve Lazaro Hernandez'i yeni yaratıcı direktörler olarak duyurduğunda sektörün tepkisi iki kutba bölündü. Bir tarafta merak: iki Amerikalı, Jonathan Anderson'ın on bir yılda inşa ettiği İspanyol modernizmini nasıl taşıyacak? Öte tarafta şüphe: Proenza Schouler'da güçlü ama Loewe'ye uzak bir dil. Anderson'ın Loewe'si, doğrudan gönderme ile usta şakayı o ince çizgide tutmasıyla dikkat çekiyordu. McCollough ve Hernandez ise New York'un yapısal netliğinden geliyordu. Bu iki ses aynı evi paylaşabilir miydi?
SS26, Eylül 2025'te Paris'te gösterildi ve ilk izlenim şuydu: ikili, Anderson'ın hayaletini kaldırıp kendi ellerini masaya koydu. Koleksiyonun tonu Akdeniz'di — sarı, terrakota, krem; sıcak ama kontrolsüz değil. Asimetrik etekler, el üflemeli camdan yapılmış el çantaları, sprey boyayla bitirilmiş deri panolar. Bu son detay önemli: Loewe'nin deri işçiliğini onurlandırırken ona beklenmedik bir müdahale ekliyorlar. Zanaat kırılmıyor; sorgulanıyor.
AW26'da Genişleyen Dilema: Oyun Kavramı
İkinci koleksiyon AW26 farklı bir risk aldı. McCollough ve Hernandez, James P. Carse'ın 'Sonlu ve Sonsuz Oyunlar' kitabından yola çıkarak 'oyun'u felsefi bir çerçeve hâline getirdi. Devasa peluş hayvanlar, şişirilebilir giysiler — bu unsurlar yüzeysel okunursa infantil görünür. Ama derinlemesine bakıldığında, sert yapılandırılmış kürk paltoların içine gizlenmiş cerrahi dikişler ve laklanmış deri ile bukle kumaşı birleştiren kaplamalar var. Oyun, bir estetik tercih değil, tasarımın düşünce biçimi. Carse'ın kitabındaki temel ayrım budur: kazanmak için oynayan ile oynamak için oynayan. McCollough ve Hernandez ikincisinden yana.
Loewe'nin yeni sesi henüz tam oturmuş değil. Ama bu belirsizlik bir zayıflık değil; arayışın dürüstlüğü.
Miras Altında Nefes Almak
Anderson'ın Loewe'si belirli bir kültürel belleğe sahipti: Paula Rego'dan Fernando Pessoa'ya, Gaudí'den Bask sanatçılara uzanan referanslar. Bu referanslar özenle döşenmiş, nadiren sırıtmıştı. McCollough ve Hernandez bu kataloğu olduğu gibi sürdürmek yerine kendi referans sistemini kuruyor — Carse, beden ve oyun gibi daha soyut, Anglo-Amerikan bir kaynak evreninden besleniyor. Loewe'nin İspanyol kökleriyle bu evrenin nasıl buluşacağı sorusu henüz tam yanıtsız. SS26'daki Akdeniz sıcaklığı bir ipucu verdi; AW26'daki felsefi kayma ise başka bir yöne çekti. İki sezon sonra hâlâ tutarlı bir tez yok — ama bu, iki yılda büyük marka DNA'sını yeniden yazmaya çalışan iki tasarımcı için beklenebilir bir sürtünme.
Yirmi üç yılını Proenza Schouler'a vermiş iki kişi, o evi bırakırken ne düşünmüş olabilir? Kurucunun kendi yarattığı kimlikten ayrılması kolay değil. Belki de Loewe tam bu yüzden mantıklı bir seçim: yeterince köklü ki sıfırdan başlamak gerekmiyordu; ama Anderson'dan yeterince farklı bir gelecek hayal edilebilecek kadar açık. İlk iki koleksiyon cevap değil; soru. Ama bu soruların kalitesi, önümüzdeki yıllar için umut veriyor.