SevantheModa, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Otomobil

Bugatti Tourbillon: Molsheim'da V16 Çalışmaya Başladı

250 araç, 4 milyon doların üzerinde fiyat, teslimler bu yıl. Bugatti, Chiron'un turbo mantığını tamamen terk edip doğal emişli V16 seçti.

· Otomobil Editörü · · 2 dk okuma
Bir atölyede doğal emişli motor bloğunun yakın çekimi, alüminyum emme manifoldları ışıkta

Molsheim'daki atölyede ilk Tourbillon gövdeleri şekillenmeye başladı. Yıl sonuna kadar ilk teslimatlar gerçekleşecek, 250 araçlık üretim 2029'a kadar sürecek. Çoğu slot zaten dolu. Alıcılar Bugatti'nin el seçtiği isimler — uzun yıllardır marka ile ilişkisi olan koleksiyonerler.

Rakamlar iyi biliniyor artık: 8,3 litrelik, 9.000 devirde patlayan doğal emişli V16. Üç elektrik motoruyla birlikte toplam güç yaklaşık 1.800 beygir. Ama asıl hikâye ne güçte ne fiyatta. Asıl hikâye şu: Bugatti, turboyu bıraktı.

Chiron'un Mirası ve Zorla Bırakılan Bir Kimlik

Chiron, Veyron'dan devraldığı turbo mirasını maksimuma taşıdı. Dört turbo, 8.0 litrelik W16, düz bir tahrik hissi. Frende harikalar yaratan, düz yolda 304 km/s bulan, statü sembolü olarak kusursuz bir makine. Ama kokpitte oturan sürücüye pek az şey söyleyen bir araçtı. Güç neredeydi? Her yerdeydi, hiçbir yerdeydi. Motor sesinden ne gelen veriyi okumak mümkündü ne de gas-tepki gecikmesinin ötesinde bir ilişki kurmak.

Tourbillon'da V16 doğal emişli. Bu, tasarım ekibinin bilinçli bir felsefe bildirgesiydi. Turboşarjör kaldırıldığında, sürücü ile motor arasındaki o yorucu pamuk perde kalkar. Gaz kelebeği doğrudan silindirlere nefes verir, devirler lineer tırmanır, motor tepkisi anında gelir. 9.000 devir üst sınırı — bu, bir F1 aracının alt menzilinde dolaşmak demek.

Elektrik motorlarının rolü burada kritik: anlık tork doldurmak değil, aktarma organı yükünü hafifletmek ve frenleme enerjisini geri kazanmak. Mate Rimac'ın bu dengeyi doğru kurduğunu düşünüyorum. Koenigsegg'in çok farklı bir yol seçtiği yerde — her şeyi elektrikle çözmek — Bugatti, V16'yı öne koyup elektroniği ona hizmet ettiriyor.

İsim Saatin Adından Geliyorsa

'Tourbillon' kelimesi saatçilikten geliyor: yerçekiminin hassas mekanizma üzerindeki olumsuz etkisini nötralize eden, aynı anda hem karmaşık hem de saf bir komplikasyon. İsim seçimi tesadüf değil. Bugatti, bu araçla kendi içinde dönen bir aksam yapmak istedi — yani hem statik hem dinamik, hem süs hem mühendislik.

Gösterge paneli, Chiron'un sayısal ekranlarının yerini tamamen analog kadranlar almış. Alüminyum kadranlar, mekanik göstergeler. Dijital bilgi arka planda kalan bir altyapı, sürücünün bakışını doğrudan öne yönlendiren bir ön panel. Bu bir nostalji seçimi değil — aracın tepkisini doğrudan ölçen gözü analog tutmak, mühendislik zekâsı.

Bugatti, V16'yı öne koyup elektroniği ona hizmet ettiriyor. Bu denge kolay kurulmuyor.

Kerem Yıldırım

250 Araç, Bitti Sayılır

Alıcılar seçildi. Listede yeni isim yok. Rimac, bu konuda net: ikinci parti yok, sayı sabit. Bu kısıtlama bir piyasa stratejisi ama aynı zamanda bir taahhüt — her araç için atölye zamanı, her alıcı için ayrı bir süreç. Chiron döneminde Bugatti'nin 500 araç üreterek ölçeği zorlayıp zorlamadığı tartışıldı. Tourbillon için bu soru kapıda değil.

Benim ilgilendiğim konu şu: Bu 250 araç yolda on yıl sonra nasıl hissettiriyor? Doğal emişli V16'nın sürtünme ve ısı karakteri, elektrik motorlarının soğuması ve yeniden şarjı — uzun dönemde bu denklemi neyin belirlediğini görmek, salt lansman numaralarından çok daha fazlasını söyler. Yaşlanan bir hiper otomobil, gençliğinden farklı bir şey anlatır. Chiron bunu zaten söylüyor. Tourbillon için bu soru on yıl sonraya saklı.

V16 çalışıyor. Teslimler başlıyor. Gerisi, zamanın işi.

  • bugatti
  • tourbillon
  • v16
  • hypercar
  • luks-otomobil