Sanat & Müzayede
Fuarın Kendi Kendine Baktığı An: Frieze London 2026
'Queering Modernism' ve 'The Code Universe' — Ekim'de Regent's Park'a kurulan iki küratöryel bölüm, fuarın piyasa makinesi olduğunu unutmak yerine onunla yüzleşmeyi seçiyor.

Frieze London'dan genellikle piyasanın nabzını okumak için gidilir. Kim satıyor, kim satın alıyor, hangi galeri hangi künye ile hangi bölüme girmiş — bunlar çoğu zaman gerçek soruların önünde yürür. Bu Ekim'de Regent's Park'a gideceklerin önünde de aynı mekanizma işleyecek. Ama iki küratöryel bölüm, bu kez fuarın kendi pratiklerine bakmayı kolaylaştıracak bir ayna tutuyor.
'Queering Modernism': Frieze Masters'ın Kendi Kanonuna İtirazı
Frieze Masters, her yıl yüzyıl öncesine ait işlerle dolup taşan bir alan olarak Frieze London'ın karşısında konuşlanıyor. Bu yıl Anke Kempkes'in yönettiği 'Queering Modernism: Visual Languages of the 20th Century' başlıklı bölüm, Masters'ın kendi kurulu düzenini sorguluyor: modernizm dendiğinde hangi isimler çağrılır, hangileri dışarıda bırakılır? Kempkes bunu teorik bir manifesto olarak değil, galeri duvarlarında okunabilir bir dizi düzenleme olarak yapıyor. Claude Cahun ve Judy Chicago Alberta Pane Galeri'de, Lotte Laserstein ve Glyn Philpot Agnews'te, Luis Fernando Zapata Elvira Moreno Galeri'de. Birbirinden farklı dönemler, bağlamlar, coğrafyalar — ama hepsinin ortak noktası, yüzyıl boyunca modern sanat tarihinin ana akımından kenara itilmiş olmak.
Kempkes geçen yıl Düsseldorf'taki K20 Kunstsammlung'da 'Queer Modernism 1900-1950' başlıklı bir sergiyle bu araştırmanın zeminini hazırlamıştı. Frieze Masters'a taşınan versiyon, fuar formatının getirdiği sınırlamalarla çalışmak zorunda: her stand bir galeridir, her galeri satmak için orada. Bu gerilimi görmezden gelmek bir hataydı; Kempkes bunu görmezden gelmiyor. Tam tersine, piyasanın geç keşfettiği isimlerin fuar raflarında görünmesi — bu da bir eleştiri biçimidir.
Sanat fuarının en dürüst hâli, kendi mekanizmasını teşhir ettiği andır.
'The Code Universe': Kitle Kültürü Baskısı Altında Üretmek
Frieze London'daki ikinci yeni bölüm, Carol Yinghua Lu'nun yönetiminde şekilleniyor. Lu, Pekin'deki Inside-Out Sanat Müzesi'nin direktörü; 2027 İstanbul Bienali'nin ortak küratörleri arasında da yer alıyor. 'The Code Universe', sanatçıların toplumsal dönüşüme kitle kültürü üzerinden nasıl yanıt verdiğini soruyor: gündelik nesneler, tüketim görselleri, medyanın bilgi akan yapısı. Carolyn Lazard (Trautwein Herleth), Selma Selman (acb Gallery) ve Shinro Ohtake (greengrassi & Take Ninagawa) bu bölümün çekirdeğinde yer alıyor.
Bu soruyu sormak için fuar ortamını seçmek, iddia içeriyor. Kitle kültürünün sanat üzerindeki baskısını inceleyen bir bölüm, kalabalıkların geçtiği, telefonların sanatçı adlarından çok fiyat etiketlerine yöneldiği bir fuarın içinde açılıyor. Lu bu çelişkiyi muhtemelen biliyor. Seçmiş olması, 'The Code Universe'in özünde zaten bir gerginliği taşıdığını düşündürüyor: sanat, kitle kültürünü malzeme olarak kullandığında ne kadar özerk kalabilir?
Fuar Olarak Fuar
Frieze London 2026, 172 galeriyle ve Frieze Masters 140 galeriyle 14-18 Ekim arasında Regent's Park'ta açılıyor. Rakam her yıl artan bir şey; küratöryel bölümler de artıyor. Bu çoğalma fuarın kendi eleştirel kapasitesini genişlettiği mi, yoksa meşruiyet görüntüsü ürettiği mi — bunu ancak Ekim'de yerinde görmek mümkün. Ama en azından bu yıl sorulabilir sorular var: modernizm kimi dışladı, kitle kültürü ne talep etti, piyasa bu sorularla nasıl oturdu? Bir fuarın bu soruları sormaya cesaret etmesi, küçümsenecek bir şey değil.
Bienal yorgunluğundan sık söz ederim. Fuar yorgunluğu da ayrı bir başlık açabilir. Ama Frieze London, en azından bu sezon, kendi varlık gerekçesini sormayı seçti. Bunu küratöryel bir makyaj olarak görmek de mümkün; gerçek bir itiraf olarak da. Hangisi olduğuna karar vermek için, Ekim'de Regent's Park'ta olmak gerekiyor.