Sinema
Ceylan İstanbul'da: Yorgun Güneş ve Baba-Kız Mesafesi
Nuri Bilge Ceylan, yeni filmi Yorgun Güneş'i bu yaz İstanbul ve Ege kıyısında çekiyor. Pınar Deniz başrolde; hikâye, yıllarca konuşulmayanların altında birbirinden uzaklaşmış bir baba-kız ilişkisini izliyor.

Nuri Bilge Ceylan sinemaya başladığından bu yana mesafeyi filme alıyor. Kasaba'nın donmuş kent kıyısından Bir Zamanlar Anadolu'da'nın bozkır gecelerine, Kış Uykusu'nun Kapadokya otelinden Kuru Otlar Üstüne'nin Doğu Anadolu sınıfına kadar — Ceylan'ın kamerası her defasında insanların birbirlerine yaklaşamadığı ya da artık yaklaşmak istemediği anları seçiyor. Yeni filmi Yorgun Güneş (İngilizce başlığıyla Pale Sun), bu temayı aile çekirdeğine, üstelik en naif ilişkiye — babanın kızına olan sevgisine — taşıyor.
Ankara'dan Ege'ye: Filmin Koordinatları
Hikâye şöyle başlıyor: Sabri, Ankara'nın banliyösünde yalnız yaşayan emekli bir adam. Kızı onu tatil için İstanbul'a, oradan Ege kıyısındaki yazlığa davet eder. İlk buluşmanın sıcaklığı kısa sürer; uzun süre gömülü kalmış hesaplaşmalar yüzeye çıkmaya başlar. Pınar Deniz, Osman Sonant ve Altan Erkekli bu üçgeni canlandıracak. Çekimler Haziran'da İstanbul'da başlayıp Ağustos sonuna kadar Ege'de sürecek.
Arte France Cinéma'nın üretim öncesi desteği ve Memento Production ile NBC Film'in ortak yapımcılığıyla gerçekleşen proje, Ceylan'ın tanıdık uluslararası ortaklık yapısını koruyor. Bu, Türkiye dışında finanse edilebilen Türk sanat sinemasının hâlâ yaşadığını gösteren kısmi bir teselli — yurt içi destekten bağımsız kalmak, hem özgürlük hem zorunluluk.
Yorgun Işık: Ceylan Estetiğinde Yeni Bir Evreyi Okumak
Ceylan'ın filmlerinde hiçbir şey tesadüf değil — başlık bile bir manifestodur. 'Yorgun güneş' batmadan önce en uzun gölgeleri düşürür.
Filmin Türkçe başlığındaki 'yorgunluk' kelimesi dikkat çekici. Ceylan daha önce tükenme ve bitkinliği pek çok karakterine yükledi — ama çoğu zaman erkek karakterlerin içsel çöküşü üzerinden. Kuru Otlar Üstüne'de Samet'in kariyer hayal kırıklıkları, Kış Uykusu'nda Aydın'ın sahte aydın kibrinin erimesi. Yorgun Güneş'te odak kayıyor: bu sefer baba ile kız, yani iki nesil arasındaki enerji dengesizliği ve sevginin yıllar içinde adı konmadan aşınması.
Pınar Deniz'in seçimi de anlamlı. Deniz, Türk televizyonunda önemli işler çıkardı; ama Ceylan'ın reji anlayışı televizyon temposunun tam karşıtı — uzun planlar, az diyalog, bedenin söylediğini yüzden okumak. Bu geçiş ilginç olacak. Ceylan'ın pek çok filmi, profesyonel oyuncuların sahne disiplinini kendi çekim ritmine yavaşça sindirdiği uzun alıştırma dönemlerini barındırıyor. Yorgun Güneş belki de bu yıl adını henüz duymamış ama önümüzdeki Cannes ya da Venedik'te konuşulacak filmin kuyruğuna girdi.