SevantheModa, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Sinema

Herzog Cannes'ı Reddetti: Bir Ustanın Festival Sistemine Son Cevabı

Werner Herzog, Bucking Fastard için Cannes'ın yarışma dışı teklifini geri çevirdi ve Venedik'e yöneldi. Bu bir kızgınlık değil — bu bir tutum beyanı.

· Sinema Editörü · · 2 dk okuma
Dağlık bir arazide tünel girişinde duran iki kadın figürü, sönük gün ışığı altında

Mayıs 2026'nın başında, Cannes Film Festivali'nin resmi seçkisi açıklanmadan birkaç gün önce, Werner Herzog'un bir haberi dolaşmaya başladı: Yönetmen, festivale davet edilmişti — ama yarışma dışında. Bu teklifi reddetti ve Bucking Fastard'ı Eylül'deki Venedik'e taşıdı. Haber kısa süre sonra doğrulandı. Cannes bir ismi almıştı; Herzog bu ismin nerede durması gerektiğine karar verdi.

Bu jest, dışarıdan bir egoya bağlanabilir. İçeriden bakınca başka bir şey: bir yönetmenin kendi çalışmasının değerine dair net bir görüşü var, ve bu görüş bir festivalin programlama kararıyla örtüşmüyorsa, makul çözüm başka kapı aramaktır. Herzog seksenin üzerinde — ve hâlâ bu netlikte seçim yapıyorsa, bu bize festivalin işleyişi hakkında, ona karşı olan yönetmen kadar çok şey söylüyor.

Film, 1980'lerde İngiltere'de tabloid manşetlerine düşen Freda ve Greta Chaplin'in hikâyesine dayanıyor. Aynı adamı seven, aynı rüyaları gören, neredeyse birbirinin cümlesini bitiren ikiz kardeşler — onlara ait olduğunu düşündükleri adamla çatışma mahkemeye taşındığında, kadınlar müzaheras bir şekilde senkronize bir dil sürçmesi yapıyorlar. Bu sürçme filmin adı oluyor: Bucking Fastard. Rooney ve Kate Mara ikiz kardeşleri oynuyor; Orlando Bloom ve Domhnall Gleeson erkek karakterleri üstleniyor. Çekimler Dublin'de ve İrlanda kırsalında tamamlandı.

Herzog'un bu materyale neden çekildiği açık: gerçekliğin fantezi sınırını zorlayan, iki kadının aynı anda hem aynı hem de ayrı varlıklar olduğu bir hikâye. Yönetmenin Fitzcarraldo'dan beri (1982) meşgul olduğu tema bu — imkânsızı mümkün kılmaya çalışanların dramaturjisi. Kardeşlerin dağ içinden aşkın toprağına tünel kazma imgesi, Herzog için olağandışı değil: bu, Fitzcarraldo'nun gemisini tepeden aşırmasının başka bir versiyonu. Çılgınlık değil, ısrar.

Cannes'ın 'yarışma dışı' kategorisi prestijli olmakla birlikte bir belirsizlik taşıyor: oraya alınan film tanınıyor ama yarışmıyor. Bu fark küçük görünür, değil. Yarışma, izleyiciyi, eleştirmeni ve dağıtımcıyı bir filmin ciddiye alınması gerektiğine ikna eden ritüelin tam ortasında duruyor. Yarışma dışı kalmak bir filmin izleneceği anlamına geliyor — ama tartışılacağı garantisi vermiyor.

Bir festivalin bir yönetmene biçtiği yer, o yönetmeni şekillendiremez. Ama yönetmenin o teklifi nasıl karşıladığı, her şeyi söyler.

Venedik'in Herzog için farklı bir anlam taşıdığı açık: Yönetmen daha önce Altın Aslan'ı almış değil, ama Lido'nun tutumu tarihsel olarak Cannes'dan farklı bir frekansta titredi — daha spekülatif, daha tuhaf filmlere daha erken kapı açtı. Fitzcarraldo 1982'de Cannes'ta En İyi Yönetmen ödülünü alınca bu ilişki zaten kurulmuştu; şimdi Venedik, Herzog için hem bir intikam hem de daha doğru bir ev gibi görünüyor.

Festivalin bir sanatçıyı sıralayabileceği fikrine karşı çıkmak, romantik ama aynı zamanda gerçekçi bir tutum. Çünkü festival sistemi her yıl biraz daha bir pazar yeri işlevi görüyor: hangi film Oscar'a hazır, hangi yönetmen hangi dağıtımcıya hitap eder, hangi başlık sosyal medyada viral olacak. Bu hesapların içinde Herzog gibi bir yönetmen tutunabiliyor — ama bu tutunma bir uzlaşma gerektirir. Herzog reddetti. Ve 83 yaşında bu reddi yapabilmek, tek başına bir bildiri.

Bucking Fastard Eylül'de Venedik'te. Altın Aslan alır mı — bilmiyorum. Ama Herzog'un bu kararı, filmin kendisinden önce sinemaya dair bir şey söylüyor: sanatçının tutumunun, festivalin kararından daha uzun soluklu olduğunu.

  • werner-herzog
  • bucking-fastard
  • venedik-2026
  • cannes-2026
  • festival-politikası