Sinema
Iñárritu Güldürüyor: Digger ve Bir Ustanın Beklenmedik Hamlesi
VistaVision'da çekilen siyasi hiciv, Tom Cruise'un tanınmaz dönüşümü ve Venedik 2026'ya haftalar kala herkesin konuştuğu soru: Iñárritu nereye gidiyor?

Fragmanı ilk izlediğimde duraksadım. Karşımda Iñárritu'nun görüntü yönetmeni Emmanuel Lubezki'nin VistaVision'ı vardı — o geniş, neredeyse solunum alan kadar derin alan derinliği. Ama perdedeki adam Tom Cruise değildi; göbekli, saçları seyrelmiş, kalın bir Texas aksanıyla söylenen şeyler söyleyen, kimseye benzemeyen biriydi. Digger Rockwell. Dünyanın en güçlü adamı. Ve yönetmen koltuğunda Alejandro González Iñárritu — hayatında ilk kez güldürmeye çalışan Iñárritu.
Bu, beklenmedik bir hamle. Iñárritu'nun filmografisi ağırlıkla izleyiciyi ezer, bunaltır, vicdanının köşelerine sıkıştırır: Amores Perros'un kaotik şiddeti, Babel'in küresel acı haritası, Birdman'ın ego labirenti, The Revenant'ın amansız sertliği. Sonra Bardo geldi — filmin kendisi kadar tartışmalı, kimileri için melankolik bir öz muhasebe, kimileri için kozmik bir kibrin belgesi. Beş yıl sonra bu: siyasi bir hiciv. Bir petrol milyarderi ekosistemi mahvedebilecek bir felaketi tetiklerken kendini insanlığın kurtarıcısı ilan ediyor.
Kasıtlı olarak soru işareti bırakıyorum: bu yön değişikliği bir deha kararı mı, yoksa bir yönetmenin yorgunluktan eğlenceye sığınması mı? Henüz bilmiyorum. Ama kameranın arkasında neler döndüğüne bakıldığında iddia güçlü tarafta duruyor.
Lubezki'nin Dönüşü
Lubezki meselesi küçük değil. Bu ikilinin ortaklığı Amores Perros'tan The Revenant'a uzanan, birden fazla Oscar kazanan bir uyum. Lubezki 2019'dan bu yana neredeyse geri çekilmişti. Digger için dönüşü, projenin onlara özgü bir şey barındırdığına işaret ediyor. VistaVision'ın seçimi de tesadüf değil: geniş format, yatay kadraj, alanı genişleten bir görüntü anlayışı. Iñárritu'nun daha önce tercih etmediği bir form; ama siyasi bir hicivde — güç, mekân ve kibri anlatmak için — daha isabetli bir seçenek bulmak güç.
Tom Cruise cephesinde farklı bir tartışma açılıyor. Mission: Impossible silsilesinin ardından bu rol için gösterdiği fiziksel dönüşüm — kilo, postür, aksanın inşası — gereksiz bir gösteri değil. Fragmanda Digger Rockwell sahneyi kasıtlı biçimde dolduruyor: her konuşması bir beyan, her adımı bir tahakküm. Cruise'un başka hiçbir filminde bu tür bir ironi barındırmadığını düşününce, bu iş birliğinin onu nereye taşıyacağı ciddiye alınabilir bir soru.
Ekolojik felaketi tetikleyen bir milyarderin hikâyesini komedi üzerinden anlatmak riskli. Tehlike net: hiciv dozajını kaçırırsan ya hafifleşirsin ya da vaaz verirsin. İkisi de Iñárritu'ya yakışmaz. Şimdiye kadar gördüklerimiz — ekibin adı, formatın seçimi, Cruise'un dönüşümünün kapsamı — dozajın farkında olduğunu düşündürüyor. Ama bu bir fragman değerlendirmesi; film 2 Ekim'de çıkıyor.
Güldürmek, büyük bir yönetmen için küçültücü bir eylem değil. Kubrick güldürdü. Haneke bile güldürdü — ama asla rahat bırakmadan.
Venedik 83'ün resmi seçkisi 23 Temmuz'da açıklanıyor. Digger bu listede yer alacak mı? Beklenti yüksek; Warner Bros.'un Ekim vizyon takvimi ve festivalin sanat yönelimli stüdyo filmlerine açık tutumu adı kuvvetlendiriyor. Digger, Iñárritu'nun kendini yıktığı bir film olarak değil, kendini genişlettiği bir film olarak ele alınmayı hak ediyor. Iñárritu hangi tarafa düşecek, bunu 2 Ekim'e kadar bilmeyeceğiz.