Sinema
Lee Chang-dong'un Sekiz Yılı: Possible Love ve Netflix Paradoksu
Burning'den bu yana sekiz yıl geçti. Kore'nin en sert auteur'ü geri dönüyor — ama bu kez Netflix'in finansmanıyla. Bu bir uzlaşı mı, yoksa yeni bir soru mu?

Lee Chang-dong sekiz yıl sonra bir film daha çekti. Bu cümleyi yazmak, bir sinefil olarak şunu düşündürüyor: sekiz yıl uzun mu, yoksa Burning'in ardından bu süre kaçınılmaz mıydı?
2018'de Burning, Cannes FIPRESCI ödülünü aldı, Kore sineması tarihinin o güne kadar aldığı en yüksek Cannes Altın Palmiye puanını topladı ve izleyicisine uzun bir belirsizlik bıraktı — hem ekranın içinde hem dışında. Film, Haruki Murakami'nin kısa hikâyesinden yola çıkıyordu; ama Chang-dong onu Kore sınıf gerilimine ve genç erkek öfkesinin o delip geçen tonuna dönüştürmüştü. Steven Yeun'un son sahne bakışı hâlâ kafamın bir köşesinde.
Possible Love: Ne Anlatıyor, Kim Oynuyor
Possible Love şimdi TIFF 2026 Special Presentations bölümüne resmen davet edildi; Venedik'te de dünya prömiyeri bekleniyor, ancak 23 Temmuz'daki resmi seçim açıklamasına kadar netleşmeyecek. Filmin konusu: birbiriyle beklenmedik noktalarda kesişen iki evli çiftin hikâyesi. Bir ilişki ağının içinden çıkan, anlaşılmaz görünen bağlar ve kırılmalar. Runtime olarak raporlanan 2 saat 44 dakika — bu, Chang-dong'un anlatıyı kısamayacağının, kesmeyeceğinin işareti.
Kadro bir iklim gibi. Jeon Do-yeon, Secret Sunshine'daki rolüyle 2007 Cannes En İyi Kadın Oyuncu'sunu kazanan isim — sahneye girdiğinde havanın ağırlığını değiştiren kadın. Sul Kyung-gu, Oasis ve Peppermint Candy'nin yüklü sessizlikleri. Zo In-sung ve Cho Yeo-jeong bu iklimi tamamlıyor. Dört ismin bir arada olması, filmin kadrosundan önce konuştuğunu gösteriyor.
Netflix Paradoksu
Asıl soru Netflix. Chang-dong bu filmi Netflix için çekti. Kore'de önce sinema salonu, ardından global platform planlanıyor. Bu düzenleme Alfonso Cuarón'ın Roma'sından bu yana bilinen bir yol; ama Chang-dong gibi biri için başka bir şey ifade ediyor. Burning'in dünyaya ulaşması yıllarca sürmüştü; dağıtım sorunu gerçekti. Netflix o sorunu çözüyor — otuz ülkede birden.
Peki bu garanti bir bedel taşıyor mu? Görüşüm şu: 2 saat 44 dakika, platform normlarına uymayan bir süre. Chang-dong bu pazarlığı kazandı. Ama festivalin asıl testi şu olacak: Possible Love, Burning'in o kasıtlı, çözümsüz belirsizliğini koruyabiliyor mu? Yoksa geniş bir seyirci için bazı keskin köşeler yumuşatıldı mı? Bunu yalnızca filmi izleyince anlayabiliriz.
Poetry'de yaşlı bir kadının cümleleri nasıl öğrendiğini izlemiştik; Oasis'te engelli bedeni hiç görmediğimiz bir sevecenlikle çerçevelemişti. Her filminde Chang-dong, formun içine sığmayan bir şey sokar. Possible Love'da da o sığmayan şeyin izini süreceğim. Venedik ya da TIFF — nerede olursa olsun, o karanlık salonda oturmak için sebebim hazır.
Bir not daha: filmin Oscar kampanyası için Netflix'in TIFF'e taşıdığı haberi, sinemayı bir platform yarışının içine soktuğu için rahatsız edici. Ama bu rahatsızlık, filmi suçlamak için değil — dağıtım sistemini sorgulamak için. Chang-dong, sistem içinde en iyi kendi koşullarını müzakere etti. Bunu saygıyla not ediyorum.