Sanat & Müzayede
Çeyrek Asırda Tamamlanan
Tony Oursler, Tokyo'daki ilk büyük solo sergisinde David Bowie ile başlayıp bitiremediği bir çalışmayı kamuoyuna açıyor.

Tony Oursler, David Bowie ile birlikte bir şey üretmeye başladı ve bırakmak zorunda kaldı. Bowie 2016'da öldüğünde 'Kū (Void)' adlı çalışma tamamlanmamıştı — fikir vardı, üretim başlamıştı, bitiş yoktu. Yirmi beş yıl önce düşünülen, bir ölümle askıya alınan şey Tokyo'da kamuoyuna ilk kez açıldı. Bu sergiyi o gecikme olmadan düşünmek mümkün değildir.
3 Temmuz'da açılan Between Technology and Spiritual Knowledge: Magic, Media, Art, Oursler'ın Japonya'daki ilk büyük solo gösterimidir. Toranomon Hills Station Tower'ın 8. ve 45-49. katlarına yayılan Tokyo Node galeri mekânı, 15 metrelik tavanıyla başlı başına bir soru sormakta: Oursler'ın görüntüyü üç boyutlu nesnelere yansıtma pratiği — projeksiyon mapping'in bugünkü yaygınlığından çok önce kurulan bir estetik dil — bu yükseklikte neyle karşılaşır?
Bowie ile Kurulan ve Askıya Alınan Şey
Oursler ile Bowie'nin ortak pratiği onlarca yıla yayılır. 1997'deki Madison Square Gardens 50. doğum günü kutlamasını Oursler yönetti. Bowie'nin 2013 geri dönüşünün teki 'Where Are We Now' için videoyu da Oursler çekti; o işte iki figürün iç içe geçtiği sahne Bowie'nin kendi tasarımıydı, Oursler bu vizyonu görüntüye döktü. Bu ortaklıkta Bowie genellikle fikri getirirdi; Oursler teknik ve görsel dili inşa ederdi. 'Kū' Japonca'da boşluk, void anlamına gelir — Budist geleneklerindeki biçimsizlik kavramını teknoloji ve medya üzerinden sorgulamayı deniyor bu çalışma. Bowie'nin ölümü onu askıda bıraktı; şimdi tamamlandı ve ilk kez gösteriliyor.
Sergide Oursler'ın 1994-1997 tarihli Private ve 2021 tarihli Specular çalışmaları da yer alıyor; Jim Shaw ile yapılan ortak işler de dahil edilmiş. Chimera adlı yeni mekâna özgü çalışma 15 metrelik tavanı kullanıyor. Tüm bu katmanlara karşın sergi, Kū (Void) olmadan okunulamaz — o çalışma merkezdedir, geri kalan onun etrafında yerleşiyor.
Teknoloji ile ruhsallık arasında Oursler bir çatışma değil, geçirgen bir bölge görüyor; göstermek istediği de tam bu geçirgenliğin dokusudur.
Oursler'ın ilgilendiği mesele teknoloji ile ruhsallığın birbirine karşı konumlanması değil, iç içe geçmesidir. Sergi başlığı iki kutbu karşıya dizmez; aradaki geçirgen bölgeyi işaret eder. İnsanlığın dışsal uzantısı olarak gördüğümüz teknoloji ile eski inançlar, büyü pratikleri, tanımlanamaz fenomenler arasındaki mesafe ne kadardır? Sergiye görsel bir referans katmanı olarak giren kişisel arşiv — Oursler'ın yıllar içinde biriktirdiği bilim, büyü ve açıklanamaz olgulara dair yaklaşık üç bin parça — bu soruyu soyut olmaktan çıkartıp maddi bir zemine taşıyor.
Kū (Void), burada bir kayıp anıtı olarak durmuyor. İki kişinin başladığı bir fikrin tek kişi tarafından tamamlanması her zaman asimetrik sonuç verir; bu asimetri eserin içinde, beklenen değil beklenmedik bir yerden kendini gösteriyor olabilir. Oursler'ın dili uzun zamandır şunu sorar: görüntü, nesnenin içine girdiğinde ne olur? Ve o nesne bir insan vücudu ya da bir iş birliğinin süregelen izi ise? Sergi 27 Eylül'e dek devam ediyor.