SevantheModa, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Sinema

30 Temmuz: Bağımsız Sinemanın Kuzey Amerika'daki Direniş Günü

Art House Theater Day bu yıl 136 sinemayla kutlanıyor — Türkiye'de salonların birer birer kapandığı bir dönemde, okyanusun öte yanından gelen bu tablo hem umut hem de soru işareti.

· Sinema Editörü · · 2 dk okuma
Küçük bağımsız bir sinema salonunun içi, boş koltuklar ve amber ışık

Bu Perşembe, 30 Temmuz'da, Kuzey Amerika'daki 136 bağımsız sinema aynı anda ellerini kaldırıyor: 'Buradayız.' Art House Convergence'ın yedi yıldır düzenlediği Art House Theater Day, geçen yıla göre yüzde otuz iki büyüdü. Rakam kuru değil — her yeni katılımcı sinema, seyircisine 'bu yer kapanmadı, kapanmayacak' diyebilen bir mekânı temsil ediyor.

Bu yılın resmi elçisi Boots Riley. Yönetmen, aktivist, senarist — Sorry to Bother You'nun adamı. Riley'nin bu rolde görünmesi tesadüf değil: Art House Theater Day'in mesajı sadece film izlemekle bitmiyor. Katılımcıların yüzde seksen sekizi bu sinemalara 'toplumun kültürel merkezi' gözüyle bakıyor. Yüzde yetmişi ise bu mekânların yaşam kalitesini 'çok' ya da 'son derece' etkilediğini söylüyor.

İstanbul'dan Bakınca

Bunları okurken İstanbul'u düşünmeden duramıyorum. Emek Sineması'nı, Beyoğlu'nun giderek incelen sinema dokusunu, Anadolu'da zincir sinemaya dönüşen ya da tamamen kapanan salonları. Türkiye'de sanat sinemasına adanmış bağımsız bir mekânın hayatta kalması, bugün bir istisna haline geldi — bu gerçeği kolayca ve nötr bir dille yazmak mümkün değil.

Art House Theater Day'in büyümesi şunu da gösteriyor: bu kriz evrensel, ama yanıt evrensel olmak zorunda değil. Kuzey Amerika bağlamında bu organizasyonun çalışmasının altında somut nedenler var — yasal korumalar, kültürel fon mekanizmaları, şehir yönetimlerinin bağımsız ticarete bakışı. New York Belediyesi bu yıl, medya ofisiyle Art House New York ortaklığında tarihi ilk 'Sinema Haftası'nı başlattı. Bu, devletin sinemayı bir kamu malı olarak kabul ettiğinin somut ifadesi.

Bilet alındığı için salon ayakta kalmıyor; salon zaten orada olduğu için bilet alınıyor.

Model Meselesi

Bağımsız sinemanın direnişi romantik bir hikâye değil, ekonomik bir denklem. Salon ayakta kalıyorsa, birileri bilet satın aldığı için. 30 Temmuz'daki etkinliklerin bir kısmı ücretsiz, bir kısmı topluluk finansmanıyla destekleniyor. Model, büyük distribütörlere bağımlı olmayan, kendi seyircisiyle doğrudan ilişki kuran bir yapı.

Locarno'da izleyeceğimiz Denis Côté filminin, ya da TIFF'te seçilecek bir sanat sineması yapımının Türkiye'ye gelmesi çoğunlukla bir hayal olarak kalıyor — çünkü onu gösterecek mekân yok. Dağıtım kanalı başlamadan kuruyabiliyor, salon olmadan anlamlı bir pazar oluşmuyor. Bu döngü kırılmadan, film haberlerini okumak biraz tatminsiz kalıyor.

136 sinema küçük bir sayı değil. Ama şunu da unutmamak gerek: bu rakamın arkasında on yıllık örgütlenme var. Art House Convergence 2009'da kuruldu, Theater Day 2020'de başladı — pandemi ortasında, salonların kapalı olduğu bir yılda. Yani bu hareket, tam da her şey çökerken tohumlandı. Bu bir teselli değil, bir gerçeklik; en zor koşulun bazen en güçlü tepkiyi doğurduğunu gösteren kaba bir veri.

30 Temmuz Perşembe akşamı, Pittsburgh'dan Salem'e, 136 farklı salonun perdesi açılıyor. Ben o saatlerde hâlâ İstanbul'dayım ve açık olduğunu bildiğim iki ya da üç sinemanın birinde oturuyorum, umarım.

  • bagimsiz-sinema
  • salon-kulturu
  • art-house-theater-day
  • sinema-salonlari