SevantheModa, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Sinema

İki Çift, Dört Oyuncu: Cannes 2026'da Oyunculuk Ödülleri Neden Paylaşıldı?

Park Chan-wook jürisi, en iyi kadın ve en iyi erkek oyuncu ödüllerini birer kişiye değil, perdeyi paylaşan iki çifte verdi. Virginie Efira–Tao Okamoto ve Emmanuel Macchia–Valentin Campagne'ın hikâyesi, bir jürinin neye değer verdiğini anlatıyor.

· Sinema Editörü · · 3 dk okuma
Festival sonrası Cannes'da alacakaranlık: boş katlanır koltuk sıraları ve denize bakan boş bir açık hava sinema perdesi

23 Mayıs gecesi, Lumière Salonu'nun sahnesinde dört oyuncu yan yana durdu. İkisi bir Japon yönetmenin Paris'te geçen filminden, ikisi bir Belçikalı yönetmenin siperlerde geçen savaş dramından geliyordu. Aralarında ortak bir film, ortak bir dil, hatta ortak bir kıta bile yoktu. Ortak olan tek şey, jürinin onlara bakarken gördüğü şeydi: yalnız bir yıldız değil, iki insan arasında kurulan o anlık akım.

79. Cannes Film Festivali'nin oyunculuk ödülleri, bu yıl alışılmış biçimini bozdu. Ne en iyi kadın oyuncu tek bir isme gitti ne de en iyi erkek oyuncu. Park Chan-wook'un başkanlığındaki jüri, her iki dalda da ödülü perdeyi paylaşan birer çifte verdi. En iyi kadın oyuncu, Ryusuke Hamaguchi'nin All of a Sudden filmindeki Virginie Efira ve Tao Okamoto'nun; en iyi erkek oyuncu ise Lukas Dhont'un Coward'ındaki Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne'ın oldu.

Jüri neyi ödüllendirdi: yıldızı değil, bağı

Cannes'da ödülün paylaşılması yeni değil; ex-aequo, festivalin tarihi kadar eski bir alışkanlık. Ama bu yıl tercih sadece kararsızlığın değil, açık bir okumanın sonucuydu. Her iki ödül de aynı filmde karşı karşıya oynayan oyunculara gitti. Yani jüri, dört ayrı performansı dört ayrı parça olarak tartmadı; iki ilişkiyi tarttı.

Jüri üyesi Chloé Zhao, törenin ardından bu mantığı sade bir cümleyle özetledi: vurulduğumuz şey yalnızca oyuncular değildi, dedi; aralarındaki sevgi ve şefkatti, ikisini birden ödüllendirmenin kendisine vurulmuştuk. Bu cümlenin altında bir oyunculuk ödülünün ne ölçtüğüne dair açık bir karar yatıyor: tek bir yüzün taşıdığı yük değil, iki yüz arasında gidip gelen şey.

Park Chan-wook jürisinin bu yılki listesi genelinde de cömertti. Yönetmenlik ödülü bile bölündü; ana yarışmanın büyük ödülleri başka makalelerimizin konusu olan Cristian Mungiu'nun Altın Palmiyeli Fjord'u ve Andrey Zvyagintsev'in Büyük Ödüllü Minotaur'u arasında dağılırken, oyunculuk dalında jüri bilinçli bir tavır aldı. İki çift, dört oyuncu, iki ödül.

All of a Sudden: iki yabancının kurduğu dil

Hamaguchi'nin Paris'te geçen filmi, ölümün gölgesinde başlayan bir dostluğun hikâyesi. Fransızca konuşan bir kadınla Japonca konuşan bir kadın, birbirlerinin dilini öğrenerek yakınlaşıyor; aralarında demokrasi, kapitalizm ve ölümlülük üzerine uzayıp giden konuşmalardan örülü, romantik olmayan ama derinden bağlayıcı bir ilişki kuruluyor. Film, kanserden ölmekte olan felsefeci Miyano Makiko ile tıp antropoloğu Isono Maho arasındaki gerçek mektuplaşmadan esinleniyor.

Efira ile Okamoto rollerinin gereği için karşılıklı dil öğrendi; perdedeki o tutukluk, o kelime arayışı oyunun kendisi oldu. Eleştirmenler ikiliyi yılın en güçlü performansları arasına yazdı. Variety, filmi yalnızca sinemanın ne olabileceğini değil, hayatın ne olabileceğini hatırlatacak kadar büyük buldu; Screen Daily ikilinin kurduğu bağı 'manyetik' diye tanımladı. Galadan sonra salonu gözyaşlarına boğan ayakta alkış, jürinin kararını çoktan duyurmuştu.

Jüri dört performansı tartmadı; iki ilişkiyi tarttı. Ödül, bir yüzün taşıdığı yüke değil, iki yüz arasında gidip gelen şeye gitti.

Coward: siperlerde bir aşkın cesareti

Lukas Dhont'un Coward'ı ise çok daha sert bir zeminde duruyor. Birinci Dünya Savaşı'nın Belçika cephesinde, iki askerin savaş alanı dışında belki hiç yaşayamayacakları bir yakınlığı keşfetmesini anlatıyor. Macchia'nın canlandırdığı, arkadaşları arasında 'Sessiz Fare' diye anılan Pierre, içine kapanık ama sağlam bir asker; mühimmat da taşıyor, ceset de. Campagne'ın oynadığı Francis ise alayın amatör tiyatro topluluğunun yıldızı. Dhont, hikâyesini savaş yıllarında erkek askerlerin kadın rollerini de üstlendiği o az bilinen cephe-tiyatrosu geleneğinin üzerine kuruyor.

İki yeni yüzün performansı, filmin asıl gücü konusunda eleştirmenleri bölse de hemfikir kıldı. Coward için karşılama karışıktı: kimi yazarlar Dhont'un duygusal doruklara fazla yüklendiğini, anların yapaylaştığını söyledi; The Hollywood Reporter filmi sertçe eleştirenlerin başında geldi. Ama performanslar konusunda itiraz yoktu. Bir eleştirmenin deyişiyle Macchia ve Campagne arzuyu canlandırmıyor, onu bedenleştiriyordu: her tereddütte, tutulan her nefeste, sesin söyleyemediğini bedenin söylediği her anda. IndieWire ve Screen Daily de ikilinin baskılanmış duyguyu taşıma biçimini öne çıkardı.

Paylaşılan ödül bir zafer mi, bir tereddüt mü?

Paylaşılan ödülün her zaman iki yüzü vardır. Bir yanda, jürinin bir tek isim seçmeye kıyamadığı, kararı geçiştirdiği yönündeki klasik şüphe. Öte yanda, bu yılki tercihin altında yatan tutarlı bir görüş: oyunculuk, çoğu zaman tek başına parlamak değil, karşısındakini de parlatmaktır. Bir replik, ancak onu karşılayan bir bakış varsa anlam kazanır.

Cannes 2026'nın oyunculuk dalında bıraktığı iz, tam da bu noktada belirginleşiyor. Festival, yılın en gösterişli tek performansını aramak yerine, perdede iki insanın birbirine ne yaptığına baktı. Dört oyuncu sahnede yan yana dururken aslında ödüllendirilen şey görünür hâle geldi: oyunculuğun en zor kısmı, kendini göstermek değil, karşındakine alan açmaktır. Bu yıl Cannes, o alanı ödüllendirdi.

  • Cannes 2026
  • oyunculuk ödülleri
  • ryusuke-hamaguchi
  • lukas-dhont