Sanat & Müzayede
Ölünün Mirası: Koyo Kouoh'un Venedik'teki Son Kelimesi
61. Venedik Bienali'nin küratörü Koyo Kouoh, sergiyi açılışından bir yıl önce teslim edip hayatını kaybetti. 'In Minor Keys' artık bir anı değil, bitmemiş bir sorgu.

Bir küratörün elinden düşen notlar, serginin kendisinden daha fazla şey anlatabilir. Koyo Kouoh, 10 Mayıs 2025'te Basel'de hayata gözlerini yumduğunda, 61. Venedik Bienali için hazırladığı küratöryel dosya La Biennale di Venezia'nın masasında bekliyordu. Teorik metin, sanatçı listesi, sergi tasarımı, katalog mimarisi — hepsi tamamdı. Doğayı zorlayan bir titizlik: ölümden tam otuz iki gün önce teslim edilmiş.
Küçük Tonların Ağırlığı
"In Minor Keys" başlığı Kouoh'un düşünce dünyasından doğrudan geliyor: kültür tarihinin resmi anlatısında bas kısmında kalan, kırık ya da yarım seslerin —küçük tonların— bir araya gelmesiyle oluşan bir armoni hayal etmek. Kameron asıllı, İsviçreli eğitimli, Dakar'dan Venedik'e uzanan bir kariyer çizgisi olan Kouoh, dünya sanat takviminin en prestijli etkinliğine davet edilen ilk Afrikalı kadındı. Ve o daveti tam olarak yerine getirdi — ama sahneye çıkmadı.
Sergi 9 Mayıs – 22 Kasım 2026 tarihleri arasında Giardini ve Arsenale'de 110 sanatçıyla açık. Eleştirmenler bir süredir şu soruyu tartışıyor: Posthumous bir sergiyi nasıl eleştirirsiniz? ArtReview'ın sorusu doğru soruydu. Ama ben bu soruyu biraz farklı koyuyorum: Bu serginin üzerinde bir hale var — bir trajedi halesi. Ve o hale, eserlerin önünde durmayı her anlamda zorlaştırıyor.
Bir sergiyi yapanın sesi artık yok; geri kalan şey, onun eserlerle kurduğu diyaloğun yankısı.
Trajedi Halesi Bir Engel mi?
Kouoh'un küratöryel pozisyonu, Zeitz MOCAA'daki direktörlüğünden, Dakar'da kurduğu RAW Material Company'den tanıdığımız çizgiyle örtüşüyor: Güney'in sesini merkezden periferiye değil, merkeze taşımak. "In Minor Keys" bu anlamda tek bir kırılmış sesin değil, kırılmış seslerin kolektif hafızasının sergisi olmak istiyor. Kavramsal motiflerin birbirini kesmesi, Arsenale'deki kutsal alanlar ve Kreol bahçeleri, sezgisel bir mimariyle kurulmuş mekânsal dil — tamamı Kouoh'un uzun süredir üzerinde çalıştığı fikirlerle örtüşüyor.
Yine de meseleyi salt anı perspektifinden okumak, hem Kouoh'a hem de eserlere haksızlık eder. Serginin aksayan yanları varsa, o yanların da görünmesi gerekiyor. Ama Venice'den dönenların büyük çoğunluğunun kaleme aldığı notlar, dikkatli bir eleştiriden çok saygılı bir şükran içeriyor. Bu anlaşılabilir bir tepki. Ama anlaşılabilir olan her şey, sanat yazısı için yeterli değildir. Kouoh'un kendi eleştirel titizliği de bunun altında imzası olmasını istemezdi.