SevantheModa, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Sanat & Müzayede

Küratör Yokken Sergi: Koyo Kouoh'un Venedik Vasiyeti ve Onun Bize Sorduğu Şey

61. Venedik Bienali, sanat dünyasının belki de hiç hazırlanmadığı bir soruyla karşı karşıya: Ölü bir küratörün vizyonu, kurumsal baskı ve siyasi kriz içinde nasıl hayatta kalır?

· Sanat Editörü · · 2 dk okuma
Büyük bir sergi salonunda uzaktan bir esere bakan tek bir ziyaretçi

Koyo Kouoh, 61. Venedik Bienali'nin küratörlüğünü üstlendiğinde 'In Minor Keys' başlığını seçmişti: küçük perdeler, marjinal sesler, altta akan frekanslar. Mayıs 2025'te hayatını kaybetti. Sergi Mayıs 2026'da açıldı — beş yakın çalışma arkadaşının Dakar'daki son toplantısında tuttuğu notlar, yarım kalmış konuşmalar ve Kouoh'un kurumsal hafızasına emanet ettiği bir vizyon üzerine inşa edilmiş olarak.

Bu, salt anma değil. Anma olsaydı daha kolaydı. Daha temiz, daha mütevazı, daha az sorunlu bir etkinlik olurdu — ölüye saygı, siyasi riskin dışında. Ama 'In Minor Keys', siyasetini açıkça taşıyan bir sergiydi. Kouoh'un ekibi, onun küratöryel iradesini korumak için sanat dünyasının en basit kaçış yolunu, 'biz sadece sanat gösteriyoruz' savunmasını reddetti.

Jüri Krizi ve Halk Oylaması

Nisan'ın sonunda bienal jürisi toplu olarak istifa etti. Gerekçe netti: insanlığa karşı suç işlemekle itham edilen devletlerin liderlerine ait ülkelerin sanatçılarını ödül değerlendirmesine dahil etmeyeceklerdi. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin yayımladığı tutuklama müzekkereleri dikkate alındığında bu, Rusya ve İsrail'i kapsayan bir pozisyondu. Bienal yönetimi, jürinin kararına boyun eğmek yerine profesyonel değerlendirmeyi askıya alıp Altın Aslan'ı halk oylamasına açtı. Sonuç: kurumun, politikayı çözüm olarak değil sorun olarak gördüğü bir tepki.

Bienaller zaten tartışmalı kurumlardır. Ulusal pavyon yapısı, milliyetçi temsil mantığını sanatın evrensellik iddiasıyla uzlaştırmaya çalıştığı için her zaman gerilimlidir. Koyo Kouoh'un yaklaşımı bu gerilimi örtbas etmek değildi — aksine görünür kılmaktı. 'Sanatın doğal habitatına dönüş' diye tanımladığı şey, duygusal, duyusal, öznel olan; kurumsal konfordan değil samimi etkilenmeden beslenen bir sanat anlayışıydı.

Serginin kendisi, 'zengin ama dengesiz bir gösteriş' olarak tanımlandı — Artnet'in ifadesiyle 'bazen kakofon ama sentineller ve melez varlıklarla yönlendirilen bir alayış.' Bu değerlendirme adil. Ölü bir küratörün notlardan ve son görüşmelerden derlenen vizyonunu hayata geçirmek, mimari bir yapıya son birkaç kolon dikilmeden önce mimarın öldüğü bir inşaata benziyor: ne kadar sadık kalırsanız kalın, sınır belli.

Kurumsal mekanizmalar ayakta olduğu sürece değil, tam da kurumlar gerdiğinde iradenin kırılganlığı görünüyor.

Asıl mesele serginin bütünlüğü değil. Asıl mesele, kurumun bir küratörün siyasi pozisyonuyla ne yaptığı. Kouoh'un ekibi teslim olmadı. Jüri dayanacak bir zemin aradı ve bulamadı. Halk oylaması, meşruiyeti arayışın değil kurumsal panikleyin göstergesiydi.

Bienal, 22 Kasım'a kadar sürecek. Giardini ve Arsenale'de Kouoh'un seçtiği sanatçılar çalışmalarını sergilemeye devam ediyor. Sergi, jüri kriziyle birlikte anılacak — ama ben onu başka bir şeyle birlikte anmayı tercih ediyorum: bir insanın son aylarında kurumlara emanet ettiği, kurumsallığın daha büyük olduğunu düşündüğü anda bile küçük perdelerden, marjinal seslerden vazgeçmemek gerektiğini savunan bir sesle. O ses kaybolmadı.

  • venedik-bienali
  • koyo-kouoh
  • kuratoryel-pratik