SevantheModa, kültür ve iyi yaşam
DerlemelerBülten

Sanat & Müzayede

Nilbar Güreş Venedik'te: Mektup Kapanışından Bütün Bir Sergi

Türkiye Pavyonu'nun 61. Venedik Bienali'ndeki sergisi, Türkçe bir mektup kapanışından — 'gözlerinizden öperim'den — yola çıkarak beden, göç ve aitlik meselesini İstanbul'daki ustalarla birlikte işledi metallere, kumaşlara dönüştürüyor.

· Sanat & Kültür Editörü · · 1 dk okuma
Arsenale'nin yüksek tavanı altında askıda duran büyük ölçekli tekstil işler; yakın planda el dokumasının dokusu

Türkçede mektup kapanışı bir jest kadar küçük, bir nezaket kuralı kadar kalıptır: "Gözlerinizden öperim." Bu dört kelimede bir soyutlama var — gözleri öpmek, görmeyi onurlandırmak. Nilbar Güreş bu kapanışı Venedik'teki Türkiye Pavyonu'nun başlığına taşıdığında, yalnızca şiirsel bir seçim yapmadı. Sergi boyunca sorulan şeyi söyledi: Kimin bakışı, kimi görür?

İstanbul'un Elleri, Venedik'in Duvarları

Aralık 2025'ten Mart 2026'ya kadar İstanbul'da heykeltıraşlar, demirciler, terziler ve zanaatkârlarla yürütülen yoğun bir sürecin ürünü bu sergi. Bu detay önemsiz görünebilir; değil. Güreş'in işlerini Batı atölyelerinde değil, İstanbul'un zanaat hafızasında üretmesi bilinçli bir tercih. Çıktı Berlin'e ya da Londra'ya gidecek ama kökü burada kalacak.

Arsenale'deki büyük ölçekli heykel ve enstalasyonlar, metal ve kumaş gibi malzemelerle kurulmuş; malzeme burada yalnızca biçim değil, hafıza ve emek taşıyıcısı. Kadın bedeni, göç deneyimi, sınırlar arası aitlik — Güreş'in on yıldır döndüğü meseleler burada da merkezde. Ama bu sefer bir fark var: eserler yalnızca anlatmakla yetinmiyor, talep ediyor. Gözlerinizden öperim, nezaket değil; bir iddia.

Batı Onayı ve Türk Sanatçının Kronik İkilemi

Güreş'in seçimi bazı çevrelerde iyimserlik yarattı. Ama ben bu iyimserliği tam paylaşmıyorum. Türk sanatçının uluslararası sahnede görünür olması için hâlâ çoğu zaman Batılı kurumların onayına ihtiyaç duyuluyor. Venedik'e davet edilmek bir kazanım; ama kazanımın koşulları da sorgulanmayı hak ediyor. Güreş kendi gramerine güveniyor mu, Batı beklentisine mi konuşuyor? Bu soruyu sormak, Güreş'in işini küçümsemek değil — tam tersine, ona yeterince ciddiye almak.

Venedik'te görünmek yeterli değil. Asıl mesele hangi dille görünüldüğü.

Lâl Ergin

Sergiden dönenların izlenimlerine bakılırsa, "A Kiss on the Eyes" bu soruya en azından kısmen olumlu yanıt veriyor. Güreş'in üretimi, Batı'nın "öteki" çerçevesine sığmayan bir şeyler taşıyor. Sertlik var ama süslü değil; kişisel ama yalnızca kimlik politikasına indirgemeye direniyor. Bu, küçük ama anlamlı bir mesafe.

  • nilbar-gures
  • venedik-bienali
  • turkiye-pavoyu
  • cagdas-sanat